Kıbrıs’ın Kuzeyinde Cinsel İstismar Amacıyla İnsan Ticareti

 

Bölüm I

 

I.      İnsan Ticaretinin Tanımı ve Kapsamı

 

II.    İnsan Ticareti Konusu Kuzey Kıbrıs’ta Neden İncelenmelidir?

 

III.  Uluslararası Hukukta İnsan Ticareti

 

A.   Palermo Protokolü

 

B.    İnsan Ticaretine Karşı Eyleme İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi

 

C.    Zorla Çalıştırma Yasağını Düzenleyen Temel Belgeler

 

D.   Zorla Çalıştırma Kapsamına Giren Uygulamalar

 

 

Bölüm II

 

I.      Kuzey Kıbrıs’ta İnsan Ticareti

 

II.    İnsan Ticareti ile Mücadelede Kuzey Kıbrıs’ta Yasal Durum

 

A.   İnsan Ticareti İle Mücadelede Yasal Durum

 

III.  Devlet Tarafından Uygulamalar ve Yaklaşımlar

 

A. Gece Kulüpleri ve Benzeri Eğlence Yerleri Yasası’nın Değerlendirilmesi

 

B.    Gece Kulüpleri ve Benzeri Eğlence Yerleri Komisyonu’nun Oluşumu, Görev ve Yetkileri İle Çalışma Yöntemi

 

C.     Mağdur Merkezli Olmayan Yasaların Teşvik Ettiği Uygulamalar

 

BÖLÜM III

 

I.      Öneriler

 

A.   Yasal Mevzuata İlişkin Öneriler

 

B.    Uygulamaya İlişkin Öneriler

 

C.    İnsan Ticaretinin Önlenmesi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

KIBRIS’IN KUZEY’İNDE CİNSEL İSTİSMAR AMACIYLA İNSAN TİCARETİ

 

Bölüm I

I . İnsan Ticaretinin Tanımı ve Kapsamı

 

        İnsan ticareti, kuvvet kullanarak veya kuvvet kullanma tehdidi ile veya diğer bir biçimde zorlama, kaçırma, hile, aldatma, nüfuzu kötüye kullanma, kişinin çaresizliğinden yararlanma veya başkası üzerinde denetim yetkisi olan kişilerin rızasını kazanmak için o kişiye veya başkalarına kazanç veya çıkar sağlama yoluyla kişilerin istismar amaçlı temini, bir yerden bir yere taşınması, devredilmesi, barındırılması ve teslim alınmasıdır.[1] İnsan ticareti ile göçmen kaçakçılığı arasında gerek basında gerekse kamuoyunda kavram kargaşası yaşanmaktadır. İnsan ticareti (trafficiking in persons) kavramı ile göçmen kaçakçılığı (smuggling) kavramı biribirine karıştırılmakta, dahası insan ticareti olgusu, göçmen kaçaklığı olgusunun içinde kaybolmaktadır. İnsan ticareti istismar amaçlı zorla kaçırma ve alıkoymayı içerirken, göçmen kaçakçılığı, insanların daha iyi şartlarda yaşama, iş bulma veya yaşadıkları ülkedeki siyasi, ekonomik ve sosyal istikrarsızlıklar gibi nedenlerden dolayı göç etme istek ve zorunlulukları sonucu bulundukları ülkeden yasa dışı yollarla başka ülkelere gitmeleri veya götürülmeleri anlamına gelmektedir.[2] Göçmen kaçakçılığında; bir kişinin yasa dışı yollardan bir ülkeden diğer bir ülkeye geçişi ve zor kullanılması söz konusu değilken, insan ticaretinde; cinsel amaçlı sömürü, organ kaçakçılığı, kölelik, çocuk ticareti gibi haksız ve insanlık dışı yöntemlerle menfaat temin etme durumu mevcuttur ve zor kullanma, hile ile veya benzeri yollarla mağdurun iradesinin fesada uğratılması söz konusudur. Göçmen kaçakçılığında, başlangıçta istekli olan kişinin sınırın geçirilmesi ile göçmen kişi ve organizasyondaki kişiler arasındaki ilişki sona ermekte ve istismar söz konusu olmamaktadır. Ancak, göçmen kişinin ulaştığı yerde birçok olumsuzluklarla karşılaşması ve çaresiz kalması sonucu istismar ve ticaret ortamına zemin hazırlanmakta, insan tacirleri devreye girmektedir. İnsan ticareti ile göçmen ticareti arasındaki en temel farklılık göçmen kaçakçılığı kamu düzeni ve devlete karşı işlenen bir suç olmasına karşın, insan ticareti kişilere karşı işlenen ve insan haklarını ilgilendiren bir suçtur.

     İnsan ticaretinin amaç unsurunu, “istismar” oluşturmaktadır. İnsan ticaretinde “istismar”ın ortaya çıkış biçimlerinden biri zorla çalıştırmadır. İstismar farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. İnsan ticaretine ilişkin kabul edilen tanımda istismarın asgari olarak,  başkalarının fuhuşunun istismar edilmesini veya cinsel istismarın başka biçimleri veya zorla çalıştırma veya hizmet ettirme veya esaret veya esaret benzeri uygulamalar veya kölelik veya organların alınmasını kapsadığı öngörülmektedir.

Zorla Çalıştırma, kuvvet veya tehdit kullanılması neticesinde bir kişinin, işini veya hizmet sunumunu bırakma özgürlüğünün olmamasını veya iş yerini veya hizmet sunduğu yeri bırakma özgürlüğünün olmadığı koşullar altında çalıştırılmasını anlatır. “Zorla çalıştırma” herhangi bir kişinin ceza tehdidi altında ve bu kişinin tam isteği olmadan mecbur edildiği tüm iş veya hizmetleri ifade eder.[3]

            İnsan ticareti ile mücadele amacıyla uluslararası belgelerde insan ticaretinin önlenmesi, insan tacirlerinin cezalandırılması, mağdurların korunmasına ilişkin hükümler yer almaktadır. Söz konusu belgeler Devletlere yükümlülük getirirken, insan ticareti ile mücadelede uluslar arası iş birliğini de teşvik etmektedir. İnsan ticaretiyle mücadele amacıyla spesifik olarak hazırlanmış olan belgelerin yanı sıra, insan ticaretinin unsurunu oluşturan insan hakkı ihlalleri de bir çok uluslararası belgede yasaklanmıştır. İnsan ticareti, uluslararası düzenlemeler kapsamında bir suç olmanın yanında bir insan hakkı ihlalidir. Aslında daha doğru bir tabirle, birden fazla insan hakkı ihlalinin bütünüdür. Ayrıca uluslararası sözleşmelerin yanı sıra, bölgesel düzeyde ortaya konulan hukuki belgelerin dünya çapındaki eylemi önemli ölçüde desteklediği[4] göz önünde bulundurularak, bölgesel nitelik taşıyan belgeler de dikkate alınmıştır. Bu haritalandırmada insan ticareti ile ilgili kıstas alınan belgeler şunlardır: Palermo Protokolü ve İnsan Ticaretine Karşı Eyleme İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi.

II.                  İnsan Ticareti Konusu Kuzey Kıbrıs’ta Neden İncelenmelidir?

Yukarıda insan ticareti ve göçmen kaçakçılığı kavramlarının birbirine karıştırıldığı belirtilmişti. Bu kavramların karıştırılması özellikle KKTC’de var olan önemli sorunların göz önüne serilmesine engel olmaktadır. Bu iki kavram eş anlamlı kullanıldığında KKTC’de var olan gece kulüplerinde yaşanan insan ticareti göz ardı edilerek, “fuhuş” ön plana çıkarılmaktadır. KKTC’ye getirilen özellikle yabancı uyruklu kadınların bir kısmının ne şekilde kullanılacaklarından habersiz olarak geldikleri ya da kölelik düzeyindeki çalıştırılma koşulları yerine daha çok dikkat çeken olgu fuhuştur. Hâlbuki KKTC’deki gece kulüpleri ve mevcut durum incelendiğinde, salt fuhuşun değil insan ticaretinin söz konusu olduğu görülmektedir. Bu rapor insan ticareti konusunu, Kuzey Kıbrıs’ta önemli bir problem olarak var olmasından dolayı daha çok cinsel istismar yönünden ele alacaktır. KKTC’de yaklaşık 42 gece kulübü olduğu göz önünde bulundurulduğunda durumun KKTC sınırları içindeki ciddiyeti ortadadır. Yukarıda yer verilen “rıza” konusu KKTC’de insan ticaretinin ne demek olduğu ile ilgili fikirlerin hem yönetim kadrolarında hem de halk arasında değiştirilmesi gerektiği için önem taşımaktadır. Çünkü cinsel istismara uğrayan kadınların insan haklarının ihlal edildiği üzerinde durulmayan ve bu kadınların bu mesleği “seçtikleri” yönünde fikirler toplumda hâkimdir. Aynı şekilde zorla çalıştırılma konusunun ayrıca tanımlanması ve zorla çalıştırmaya karşı düzenlenen uluslararası belgelerin incelenmesi Kuzey Kıbrıs’taki cinsel istismar konusu için önemlidir. Gece kulüplerinde çalışan kadınlarla ilgili yapılan çalışmalar bu kadınların pasaportlarına polis tarafından el konulduğunu söylemektedir. Gerekçe olarak kadınların çalıştıranlar tarafından istismar edilmesini önlemek amacıyla pasaportlarına el konulduğu söylense de bu bir insan hakları ihlali ve pratikte zorla çalıştırma anlamına gelmektedir.

III.                Uluslar arası Hukukta İnsan Ticareti

A. Palermo Protokolü

İnsan ticareti ilk olarak Birleşmiş Milletler çerçevesinde 12-13 Aralık 2000 tarihlerinde Palermo’da düzenlenen konferansta kabul edilen Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek İnsan Ticaretinin, Özellikle Kadın Ve Çocuk Ticaretinin Önlenmesine, Durdurulmasına Ve Cezalandırılmasına İlişkin Protokol’de tanımlanmıştır. Bu protokol Palermo Protokolü olarak da anılmaktadır. Söz konusu protokol insan ticaretine karşı uluslararası eylemin temellerini atmış ve diğer birçok uluslararası ve ulusal belge ve girişime ışık tutmuştur.

Palermo Protokolü, “İnsan Ticareti” teriminin mutabık kalınan ve uluslararası bağlayıcılığı olan ilk tanımını içermektedir.[5] Söz konusu protokolde insan ticareti, organize suç kapsamında tanımlanmıştır.  Yapılan tanımla özellikle, bir biri içine geçen ve karıştırılan “Göçmen Kaçakçılığı” ile de ayrımı vurgulanmıştır. Bir yandan insan ticareti tanımlanırken, diğer yandan Göçmen kaçakçılığı, Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne ek olan ayrı bir protokole (Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne Ek Hava, Deniz ve Karayoluyla Göçmen Kaçakçılığına karşı Protokol) tabi tutularak tanımlanmıştır. Bu şekilde iki kavrama ilişkin kesin tanımların mevcut olması, bu kavramların bir birinden ayrılmasını ve karmaşıklığın ortadan kaldırılmasını sağlamıştır.

Avrupa Konseyi Sözleşmesi ve ABD’nin İnsan Ticareti ve Şiddet Mağdurlarının Korunmasına ilişkin Sözleşmesi de Palermo Protokolünün şu tanımını kullanmaktadır:

 

İnsan ticareti”, kuvvet kullanarak veya kuvvet kullanma tehdidi ile veya diğer bir biçimde zorlama, kaçırma, hile, aldatma, nüfuzu kötüye kullanma, kişinin çaresizliğinden yararlanma veya başkası üzerinde denetim yetkisi olan kişilerin rızasını kazanmak için o kişiye veya başkalarına kazanç veya çıkar sağlama yoluyla kişilerin istismar amaçlı temini, bir yerden bir yere taşınması, devredilmesi, barındırılması veya teslim alınması anlamına gelir. İstismar terimi, asgari olarak, başkalarının fuhuşunun istismar edilmesini veya cinsel istismarın başka biçimlerini, zorla çalıştırmayı veya hizmet ettirmeyi, esareti veya esaret benzeri uygulamaları, kulluğu veya organların alınmasını içerecektir.

 

Bu tanımdan hareketle insan ticareti, yöntem, güdülen amaç ve gerçekleştirilen eylem açısından şu unsurlardan birini içermelidir:

 

Yöntem:

- kuvvet kullanarak veya kuvvet kullanma tehdidi ile veya - diğer bir biçimde zorlama,

- kaçırma,

- hile,

- aldatma,

- nüfuzu kötüye kullanma

- kişinin çaresizliğinden yararlanma veya

- başkası üzerinde denetim yetkisi olan kişilerin rızasını kazanmak için o kişiye veya başkalarına kazanç veya çıkar sağlama yoluyla        

Güdülen Amaç:

-          İstismar:

o   Başkalarının fuhuşunun istismar edilmesini veya cinsel istismarın başka biçimleri veya    

o   Zorla çalıştırma veya

o   Hizmet ettirme veya

o   Esaret veya esaret benzeri uygulamalar veya

o   Kölelik

o   Organların alınması

İnsan ticaretinin bir unsurunu oluşturan “istismar” ilgili çok önemli bir husus olan “rıza” kavramına değinilmesi gerekmektedir. İnsan ticaretini düzenleyen belgelerde insan ticaretinin, yukarıda açıklanan yöntemlerden biriyle işlenmesi halinde mağdurun istismara razı olup olmamasının önemli olmayacağı öngörülmüştür. Çoğu zaman “mağdurların rızası” na dayanılarak insan ticareti meşrulaştırılmaktadır. Ancak, öncelikle mağdurun rızasını ortadan kaldıran unsurların varlığına bakılmaksızın, genel anlamda insan ticareti kapsamında “rıza” önem taşımamaktadır. “Modern kölelik” olarak da tabir edilen insan ticareti, kölelik ve bunlar gibi benzer hususlar kişiye değil insanlığa karşı işlenen suçlardır. Söz konusu suçlar uluslar arası hukukta jus cogens yani emredici hukuk kuralı olarak kabul edilmekte ve mağdurun rızası da dâhil hiçbir istisnaya yer vermeyecek şekilde yasaklanmaktadır.

Bununla birlikte, özgür iradenin nerede bittiği ve sınırlamanın nerede başladığını belirlemek kolay değildir. İnsan ticaretinde, bazı kişiler kendilerini nelerin beklediğini bilmezken diğerleri kendilerini nelerin beklediğinin bilincindedirler. Bir kişi istihdam edilmeyi isteyebilir, ancak bu, söz konusu kişinin her türlü suiistimale izin verdiği anlamına gelmez.

Gerçekleştirilen Eylem:

- temin veya

- bir yerden bir yere taşınma veya

- devretme veya

- barındırma veya

-  teslim alma

İnsan ticaretinin ilk olarsak tanımlandığı yukarıda da açıklanan BM protokolü sınır aşan nitelik taşıyan ve organize suç örgütleri tarafından işlenen insan ticaretini kapsamaktadır.

Ancak Palermo Protokolü’nde kabul edilen tanımdan farklı olarak İnsan Ticaretine Karşı Eyleme İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nde, insan ticaretine ilişkin olarak sınır aşan nitelik aranmamakta ve ülke içinde gerçekleşen insan ticareti de sözleşme kapsamına girmektedir. Söz konusu sözleşme uyarınca insan ticaretinin oluşabilmesi için herhangi bir sınırın aşılmasının gerekmediği öngörülmektedir.[6] Söz konusu sözleşme kapsamında, insan ticaretinin oluşabilmesi için suçun organize suç örgütleri tarafından işlenmesi de gerekmemektedir. Ayrıca, sözleşme hükümleri kadınlara, erkeklere ve de çocuklara uygulanmaktadır.

AB, 2007 yılında 18 Ekim gününü insan ticareti ile mücadele günü olarak ilan etti. Bu gün ile küresel anlamda duyarlılığı artırarak insan ticaretinin önlenmesi ve etkin mücadelenin sağlanması amaçlanmaktadır. İnsan ticareti, gerek uluslararası gerekse bölgesel düzeydeki belgelerde ele alınmıştır. Bu düzenlemelerin yanı sıra sorunun çözümüne ilişkin ciddi bir çaba söz konusudur.

Söz konusu protokolde insan ticaretinin tanımlanmasının yanı sıra,  insan tacirlerinin cezalandırılmasına, insan ticareti mağdurlarının korunmasına, insan ticaretinin önlenmesine ilişkin hükümlere ve alınması gereken tedbirlere de yer verilmekte ve bunun önemi vurgulanmaktadır.

Birleşmiş Milletlerin insan ticaretine ilişkin söz konusu protokolü, insan ticareti konusunda en temel uluslararası düzenleme olmakla birlikte, Türkiye ve Güney Kıbrıs da dâhil olmak üzere birçok ülke tarafından onaylanmış ve mezkûr sözleşmenin gerekleri, sözleşmeyi onaylayan devletler tarafınca kendi iç hukuklarında gerçekleştirilmiştir. Türkiye 2003 yılında söz konusu sözleşmeyi onaylamış ve daha sonrasında TCK’ya eklenen madde ile insan ticareti ve unsurları tanımlanarak suç sayılmıştır. Ayrıca 2004 yılında, Kıbrıs sorununa kapsamlı ve kalıcı çözüm getirmesi için referandumlara sunulan, BM’nin çözüm planında ya da diğer adıyla Annan planında, insan ticareti, söz konusu sözleşme hükümlerine atıfta bulunulmak suretiyle ele alınmıştı.[7]

 

 

 

B. İnsan Ticaretine Karşı Eyleme İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi

 

16–17 Mayıs 2005 tarihlerinde Varşova’da düzenlenen Avrupa Konseyi Devlet ve Hükümet Başkanları Üçüncü Zirvesinde imzaya açılan Sözleşme, 1 Şubat 2008 tarihinde yürürlüğe girmişti. Avrupa Konseyi üyesi bulunmayan Devletlere de açık olan Sözleşme, insan ticaretinin insan hakları ihlali teşkil ettiğinin vurgulanmasını; ulusal/uluslar arası, örgütlü/münferit gibi her çeşit insan ticareti suçunun ve bunlarla bağlantılı emek sömürüsünün de kapsanmasını ve mağdurların/tanıkların korunması için hukuki zeminin tamamlanmasını öngörmektedir.

Sözleşme, genel anlamda, Palermo Protokolü’nün de ötesine geçilmesini amaçlamaktadır. Aynı zamanda,  Sözleşme kapsamında sadece hukuki önlemleri değil ayrıca insan ticareti ile mücadele için alınacak diğer inisiyatifleri düzenlemektedir. Bu hususun altını çizmek amacıyla Sözleşme’nin adında “eylem” terimi yer almaktadır. İnsan ticaretine karşı eylem, insan ticaretinin önlenmesi ve mağdurlara yardımın yanı sıra insan ticareti ile mücadele için tasarlanmış ceza hukuku önlemlerini de kapsamaktadır.

Sözleşmenin birinci maddesi, Sözleşmenin amaçlarını ele almaktadır. Paragraf 1 bu amaçları aşağıdaki şekilde belirtir:

a. cinsiyet eşitliğini güvence altına alarak insan ticaretinin önlenmesi ve insan ticareti ile mücadele;

b. cinsiyet eşitliğini güvence altına alarak mağdur ve tanıklara koruma ve yardım için kapsamlı bir çerçevenin tasarlanması, insan ticareti mağdurlarının insan haklarının korunması ve etkin soruşturma ve kovuşturma sağlanması;

c. insan ticaretine karşı eylemde uluslararası iş birliğinin teşvik edilmesi.

 

Palermo Protokolü’nü başlangıç noktası olarak kabul ederken, insan ticaretiyle mücadeleye ilişkin evrensel veya bölgesel diğer uluslararası belgeleri de dikkate alan Avrupa Konseyi Sözleşmesi, bu belgeler tarafından sağlanan korumayı güçlendirmeyi ve bunlar tarafından ortaya konulan standartları yükseltmeyi hedef almaktadır.[8] Bu bağlamda, Sözleşme’nin mevcut diğer uluslararası hukuki belgelere ilişkin katkısının, şu şekilde olduğu öngörülmüştür:

• insan ticaretinin bir insan hakları ihlali olarak tanınması;

• mağdurlara yardım ve mağdurların insan haklarının korunmasına özel olarak odaklanılması;

• kapsamlı bir uygulama alanı:

- her türlü insan ticareti: ulusal/sınır aşan insan ticareti, organize suçlarla bağlantılı olan veya olmayan insan ticareti;

- insan ticaretine maruz kalan herkes: Sözleşme, söz konusu kişilerin kadın, erkek veya çocuk olduklarına bakmaksızın her türlü insan ticareti mağduruna uygulanır.

• kabul edilecek özel ve bağlayıcı önlemler ile mağdur ve tanıkların korunması için daha kapsamlı bir yasal çerçeve oluşturulması;

• etkin ve bağımsız bir izleme mekanizmasının kurulması: Deneyimler, böyle bağımsız izleme sistemlerinin mevcut olduğu alanlarda (örneğin işkence ve azınlıklar) bu sistemlerin üye devletler nezdinde yüksek itibara sahip olduğunu ve bu mekanizmaların işbirlikçi yapılarının tamamen anlaşıldığını ve tanındığını ortaya koymuştur;

• Bir Avrupa Konseyi Sözleşmesi, Avrupa Konseyi’nin daha sınırlı ve yeknesak içeriğinden yararlanmakta, daha belirli hükümler içermekte ve diğer uluslararası belgelerde kabul edilen asgari standartların ötesine geçmektedir.

Sözleşme kapsamında ilk olarak, Sözleşme’nin insan ticaretinin her biçimine uygulandığını açıklamaktadır. Bu nedenle Sözleşme, insan ticaretinin mağdurunun erkek, kadın veya çocuk olduğuna bakılmaksızın uygulanır. İkinci olarak, taslağı hazırlayanlar Sözleşme’nin organize suçla alakalı olsun ya da olmasın hem ulusal hem de sınır aşan insan ticaretine uygulandığını açıkça belirtmek istemişlerdir. Sözleşme’nin kapsamı Palermo Protokolü’nün kapsamından daha geniştir ve madde 39’da belirtildiği üzere Sözleşme, Palermo Protokolü tarafından sağlanan korumayı genişletmeyi amaçlamaktadır. Palermo Protokolü Madde 1(2), Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin hükümlerinin, Protokol aksini öngörmedikçe, mutatis mutandis Protokol’e uygulanacağını belirtmektedir. Birleşmiş Milletler Sözleşmesi Madde 3(1), bu Sözleşme’nin sınır ötesi nitelikte olan ve bir örgütlü suç grubunun dâhil olduğu bazı suçlara uygulandığını belirtmektedir. Bu nedenle Sözleşme Madde 2’ye göre, insan ticareti sadece ulusal seviyede olsa ve herhangi bir örgütlü suç grubu dâhil olmasa bile uygulanır. Son olarak, sınır aşan insan ticareti söz konusu olduğunda, Sözleşme, insan ticaretinin varış ülkesinin topraklarına hem yasal olarak girmiş veya bu topraklarda yasal olarak bulunan hem de yasalara aykırı olarak girmiş veya bu topraklarda yasalara aykırı olarak bulunan mağdurlara uygulanır. Bazı durumlarda insan ticareti mağdurları ülkeye yasa dışı yollardan getirilirler ancak diğer durumlarda bu mağdurlar ülkeye -o ülkenin yasalarına bağlı olarak- turist, müstakbel eş, sanatçı, ev personeli, au pair kızlar veya sığınmacı olarak sokulurlar. Sözleşme her iki duruma da uygulanır. Ancak bazı özel hükümler (Madde 13 ve 14) sadece bir ülkede yasa dışı olarak bulunan mağdurlara uygulanır.[9]

Sözleşme, hükümlerinin taraflarca etkili bir şekilde uygulanmasını sağlamak üzere, özel bir izleme mekanizması olan “İnsan Ticaretine Karşı Eyleme ilişkin Uzmanlar Grubu” (ITMUG) kurmaktadır. Bu grup, Sözleşmenin katma değerinin önemli bir unsuru ve Tarafların Sözleşmeye uymalarını sağlamak için bir araç ve Sözleşmenin uzun süreli etkisinin bir garantisi olarak ele alınmıştır.[10]

İnsan ticaretinin içerdiği birçok unsur, zaten birbirinden bağımsız olarak insan hakkı ihlallerini içermekte ve tüm bu unsurlar yukarıdaki tanımdan hareketle öngörülen koşullarda ve amaçlarda gerçekleştiğinde insan ticareti suçu ortaya çıkmaktadır. İnsan ticareti kapsamında mağdurların maruz kaldıkları ihlaller de birçok uluslararası belgede yasaklanmıştır.[11]

 

C. Zorla Çalıştırma Yasağının Düzenleyen Temel Belgeler

Cebri Veya Mecburi Çalıştırmaya İlişkin Sözleşme

10 Haziran 1930’da Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından kabul edildi. Sözleşme kapsamında zorla çalıştırma tanımlanmakla birlikte, zorla çalıştırmanın önlenmesine ilişkin taraf Devletlere yükümlülükler de getirilmiştir. Zorla çalıştırmanın tanımlandığı ve hangi hallerde yasaklandığını öngören ilgili madde şu şekildedir:

Madde 2

•         Bu Sözleşmenin amaçları için, “Cebri veya Mecburi Çalıştırma” ifadesi herhangi bir kişinin ceza tehdidi altında ve bu kişinin tam isteği olmadan mecbur edildiği tüm iş veya hizmetleri ifade eder.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi[12]

AİHS kapsamında da zorla çalıştırma yasaklanmıştır. İlgili madde şu şekildedir:

Madde 4 - Kölelik ve zorla çalıştırma yasağı

1. Hiç kimse köle ve kul halinde tutulamaz.

2. Hiç kimse zorla çalıştırılamaz ve zorunlu çalışmaya tabi tutulamaz.

Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi

İlgili madde şu şekildedir:

Madde 8- Kölelik yasağı

1. Hiç kimse köle olarak tutulamaz; her türlü kölelik ve köle ticareti yasaktır.

2. Hiç kimse kul olarak tutulamaz.

3. a) Hiç kimse zorla çalıştırılamaz veya zorunlu çalışmaya tabi tutulamaz.

 

 

D. Zorla Çalıştırma Kapsamına Giren Uygulamalar

                          AGİT-Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı

            Zorla Çalıştırma farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Her ne kadar zorla çalıştırmanın akla ilk olarak fiziksel şiddet veya tehditle yapıldığı gelse de, zorla çalıştırma yönetmelerinin fiziksel baskı, şiddet veya ceza olması gerekmez.[13] Mağdurların rızası, birtakım başka uygulamalarla da ortadan kaldırılmaktadır. Zorla çalıştırma kapsamında, değerlendirilmesi gereken başka uygulamalar da vardır. Zorla çalıştırma kapsamına giren uygulamalar şu şekildedir:

• Fiziki veya cinsel şiddet ve/veya tehdit kullanarak çalışanların şikayet etmesini engellemek,

• Ölüm tehdidi veya çalışanların kaybolarak öldürülmesi,

• Kurbanların ailesine zarar verme tehdidi,

• Ödeme, ödeme sıklığı, yasal durum, çalışma şartları ve yapılan işin çeşidi ile ilgili verilen sözlerin tutulmaması,

• İnsanlardan izole edilmek: dış dünyadan fiziki ve/veya elektronik iletişim olarak uzak tutulmak,

• Kişinin özgürlüğü ve/veya hareketlerini sınırlandırmak,

• Kişinin hareket ve iletişimini izleme tehdidi,

• Pasaport ve kimlik belgelerine el koymak,

• Diğer çalışanlarla kişi arasındaki iletişimin kontrol edilmesi,

• Şiddet kullanarak veya mali veya ceza yöntemleriyle şikâyet olması durumunda kişiyi cezalandırmak,

• Kişinin hijyenik ve güvenli olmayan ve/veya fazla kalabalık ortamlarda tutulması ve gıda ve içeceğe ulaşım şansının sınırlı olması,

• Borçlandırarak bağlama- (ülkeye ulaşım, kalınan yerden işe gidiş gelişlerde veya yatacak yer kiralarında) fahiş ücretler alınması ve bu ücretlerin kişinin alacaklarından kesilmesi, kişinin patronuna sürekli olarak borçlu olması,

• Düşük ücret ödeme veya bu ücretleri hiç ödememe,

• Maaşlardan kesinti yapmak,

• Gelişigüzel cezalar veya mali cezalar uygulama (hastalık durumunda veya işi doğru yapamama adı altında),

• Çalışanların çalışma koşullarını yasallaştırmama veya çalışanları bilerek yasa dışı bırakmak,

•Çalışanların bulundukları ülkenin dilini öğrenmelerine engel olmak ve yerlilerle iletişimlerini engellemek,

• Güvenli olmayan ve sağlıksız çalışma koşulları,

• Çalışma saatlerinin normalin çok üzerinde olması,

• Tıbbi yardıma ulaşımın sınırlı tutulması,

• Çalışanları kendi yasal çalışma durumları ve hakları ile ilgili yanlış yönlendirmek veya bilgilendirmemek,

• Yerel otoritelerin (polis, tıp çalışanları vs) yolsuzlukları ve çalışanların kendi kötü durumlarını rapor edememelerinin sağlanması,

• Kişiyi daha kötü bir duruma transfer etmek (veya bu yönde tehdit etmek),


 

 

Bölüm II

I.       Kıbrıs’ın Kuzey’inde İnsan Ticareti

Cinsel istismar amacıyla Doğu ve Orta Avrupa’dan ticareti yapılan kadınların varış yerlerinden biri Kıbrıs’ın kuzeyidir ve kuzeyde kadın ticareti mevcuttur. Kuzey’de bu konudaki en büyük eksiklik, insan ticaretini tanımlayan ve cezalandıran herhangi bir yasal düzenlemenin bulunmamasıdır. Sorunun çözümünde ilk başta atılması gereken adım, yasal olarak sorunun tanımlanması ve suç sayılmasıdır. Bu şekilde, insan ticaretinin varlığının tespiti mümkün olacak ve bununla birlikte suçlular cezalandırılabilecektir.

            Konu ile ilgili yapılan araştırmalar zaman zaman raporlar olarak sunulmakta, zaman zaman da gazeteciler tarafından ele alınmaktadır. Göç, Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi (The Center for Migration, Identity and Rights Studies) ve Güney Kıbrıs'ta faaliyet gösteren Mediterranean Institute of Gender Studies (MIGS) yaptığı "Kadın Ticareti Kurbanlarına Yönelik Talep" konulu araştırmanın[14] sonucunda KKTC’de yasal olmamasına rağmen, fuhuşun yasal olduğu kanısının güçlü olduğu ortaya çıkmaktadır.[15] Dahası KKTC sınırları içerisinde var olan durum aslında fuhuş değil insan ticaretidir, çünkü adaya getirilen ve seks sektöründe çalıştırılan kadınların pasaportlarına devlet eliyle el konulmaktadır. Gazeteciler tarafından konu ele alınmaktadır.[16] Ancak önemli bir bölümü kullandıkları fotoğraflar, dil ve ele alınış biçimi dolayısıyla genellikle sansasyonel ve caydırıcılıktan çok teşvik eder şekilde toplum bilincine yansımaktadır.[17]

            Mağdurlar, gece kulüplerinde çalıştırılmakta ve birçok insan hakkı ihlaline maruz kalmaktadırlar. Buradaki olgunun fuhuş değil insan ticareti olduğu, kadınların yaşadıkları insan hakları ihlalleri ile ortaya çıkmaktadır. Mağdurlar, KKTC’ye getirilinceye kadar meydana gelen masrafları için patronlarına karşı borçlandırılmakta ve bu şekilde ilk etapta patronlarına olan borçları için zorunlu olarak çalıştırılmaktadırlar. Attıkları her adım patronlarının iznine bağlı olmakta, şiddete ve benzeri kötü muamelelere maruz kalmaktadırlar. Ayrıca, gayri insani koşullarda yaşamak zorunda bırakılmakta, ülkelerine dönmek isteseler bile bu mümkün olamamaktadır. İnsan ticareti mağduru kadınlar, en temel insan haklarından ve özgürlüklerinden yoksun bırakılmaktadırlar. Bu hususlar aşağıda detaylı olarak ele alınacaktır.

 

II.     İnsan Ticareti ile Mücadelede Kıbrıs’ın Kuzey’inde Yasal Durum

Yukarıda açıklanan uluslararası ve bölgesel düzenlemeler içerisinde, insan ticareti ile mücadeleye ilişkin üç ana yükümlülüğe/gerekliliğe yer verilmektedir; önleme, soruşturma ve koruma. Söz konusu düzenlemeler ve bu çerçevede insan ticaretinin ortadan kaldırılması için atılması gereken adımlar açısından Kıbrıs’ın kuzeyindeki durum değerlendirildiğinde, çok önemli eksikliklerin olduğu görülmektedir.

Öncelikle, insan ticareti ile mücadelede ilk adımı oluşturacak ve diğer tüm uygulama ve tedbirlere zemin teşkil edecek olan insan ticaretine karşı bir yasa bulunmamaktadır; insan ticareti suçu tanımlanmamakta ve gerek mağdurların korunmasına gerekse suçla mücadele konusunda herhangi bir mekanizma öngörülmemektedir.

Bununla birlikte, insan ticareti ile mücadeleye ilişkin siyasi iradenin var olmadığı, devletin uygulamalarına ve yaklaşımlarına bakıldığında açıkça görülmektedir. Öte yandan, mevcut yasal ve idari uygulamalarla insan ticaretine zemin hazırlanmakta ve mağdurlar korunmak yerine daha ağır ihlallere maruz kalmaktadırlar. İnsan ticareti mağdurları içinde bulundukları koşullardan çıkma olanağına sahip değilken, kurtulmalarının mümkün olması halinde ise suçlu gibi muamele görmektedirler. Sürdürülen uygulamalar ile mağdurlar daha korunmasız ve sömürüye daha açık bir duruma sevk edilmektedir.

 

A.     İnsan ticareti ile mücadelede yasal durum

            Kuzey Kıbrıs’ta insan ticaretini düzenleyen herhangi bir yasa olmaması insan ticaretine ilişkin önleme, soruşturma ve koruma tedbirlerinin yerine getirilememesine neden olmaktadır. Öncelikle, insan ticaretine ilişkin yasal olarak kabul gören bir tanım mevcut değil, insan ticareti vakaları resmi boyutta tespit edilemiyor ve mağdurlar “mağdur” olarak nitelendirilememektedirler. Bu nedenle, ne insan tacirlerinin yargılanması ne de mağdurların korunması mümkün değildir. Yürürlükte bir yasa olmamasına karşın, hazırlanmış bir yasa tasarısı mevcuttur. Söz konusu yasa, insan ticaretini tanımlamakta, tacirler için cezalar öngörmekte ve mağdurların korunmasına ilişkin bir takım hükümler barındırmaktadır. Yasa tasarısı hazırlanmış ancak sonrasında gerekli adımlar atılmamıştır. İnsan ticaretinin önlemesine ilişkin güçlü bir iradenin olmayışı bunun en önemli nedenlerinden biridir. İnsan ticaretinin varlığı Kuzey Kıbrıs açısından yeni olmasa da, varlığının kabul edilmesi yeni bir olgudur. Ancak, bu noktada yetersiz de olsa konuşulan ve odaklanılan daha çok cinsel istismar amacıyla insan ticareti olup zorla çalıştırma amacıyla insan ticareti tamamen göz ardı edilmektedir. Bu nedenledir ki, hazırlanan yasa tasarısı yürürlüğe konsa dahi, mevcut bilgi eksikliği nedeniyle uygulamada zorla çalıştırma amacıyla insan ticaretinin tespiti ve mağdurlara koruma sağlanması açısından birtakım sıkıntılar yaşanacaktır. Yasal eksikliklerden ötürü mağdurların korunması da mümkün olamamaktadır. Yasal eksikliklerin yanı sıra, devlet organları içerisinde, insan ticaretine ilişkin yeterli bilinç ve bilgi düzeyine ulaşılamamıştır. 

KKTC’nin kabul ettiği sözleşmeleri ve anayasanın bu konuda neyi öngördüğünü kısaca belirtmek faydalı olacaktır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi iç hukukun parçası haline getirilmiştir ve bağlayıcı niteliktedir. KKTC tarafından da onaylanarak bağlayıcılık kazanan zorla çalıştırmayı yasaklayan bir diğer sözleşme ise Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi’dir.

            Bu iki uluslararası sözleşmenin yanı sıra KKTC Anayasası’nda da zorla çalıştırma yasaklanmıştır. Çalışma Hak ve Ödevi başlığı altındaki 49. Maddenin 3. Fıkrasına göre: Kimse zorla çalıştırılamaz.  İlgili Madde şu şekildedir:

Madde 49- Çalışma Hak ve Ödevi

1. Çalışma her yurttaşın hakkı ve ödevidir.

2. Devlet, çalışanların insanca yaşaması ve çalışma hayatının kararlılık  içinde gelişmesi için, sosyal, ekonomik ve mali önlemlerle çalışanları korur ve çalışmayı destekler; işsizliği önleyici önlemleri alır.

3. Kimse zorla çalıştırılamaz.  Angarya yasaktır.  Ancak, hükümlülerin, hükümlülükleri süresince rehabilitasyon amacıyla çalıştırılmaları zorla çalıştırma sayılmaz.

4. Ülke gereksinmelerinin zorunlu kıldığı alanlarda, yurttaşlık ödevi niteliği olan beden veya fikir çalışmalarının şekil ve koşulları, demokratik ilkelere uygun olarak yasa ile düzenlenir.

 

Yasadışı Zorla Çalıştırmak

254.Madde: Herhangi bir kişiyi, isteğine aykırı ve yasadışı çalışmaya zorlayan herhangi

254.bir kişi, hafif bir suç işlemiş olur ve bir yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.

254.

Ancak zorla çalıştırma her ne kadar da yasa dışı kabul edilse de, yukarıdaki maddeden de görüleceği gibi caydırıcılık etkisi bulunmamaktadır. Caydırıcı olmasa da KKTC yasalarında zorla çalıştırma ile ilgili maddelerin olması önemlidir. Ancak insan ticareti ile ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu eksikliğin en somut örneği cinsel istismar amaçlı insan ticaretinin “Gece kulübü” adı altındaki yerlerde gerçekleştirildiği olgusudur. “Gece kulübü” adı altında faaliyet gösteren işletmelerin faaliyetleri yasa ile düzenlenmektedir. Bu yasanın insan ticareti ve zorla çalıştırma konularına cevap verip vermediği, “gece kulübü”-fuhuş bağlantısını kurup kurmadığının incelenmesi önem kazanmaktadır. Bu nedenle takip eden bölümde bu yasa insan ticareti ve insan hakları ihlalleri ekseninde ele alınacaktır.

 

 

III.   Devlet Tarafından Uygulamalar ve Yaklaşımlar

İnsan ticareti ile mücadele konusunda güçlü bir siyasi iradenin olmadığı, gerek

İnsan ticaretinin önlenmesine ilişkin atılmayan adımlara gerekse devletin soruna yaklaşımına ve geliştirdiği önleme dışı uygulamalara bakıldığında açıkça ortadadır. Söz konusu iradenin olmayışının temelinde birçok etmen bulunmaktadır. Öncelikle KKTC uluslararası camiada tanınmaması ve bunun getirdiği uluslararası hukuk ve mekanizmalarının dışında kalması en önemli sebeplerden biridir. Kıbrıs’ın kuzeyindeki devlet ve devlet uygulamaları uluslararası hukukun “doğrudan” etkisi dışındadır. Devlet üzerinde uluslararası baskı ve sorumluluğun olmayışı, devlete serbest ve keyfi bir alan sunmaktadır; gerek insan ticareti ile mücadele gerekse diğer insan hakları ihlalleri konusunda.

Devlet tarafından uygulamalar ve yaklaşımları esasen iki çerçevede ele almak gerekmektedir. Öncelikle insan ticareti ile mücadeledeki konumu saptamak gerekmektedir. Ancak bunun yanı sıra mağdurların ülkeye girişleri, çalıştırılması yasal düzeyde devlet tarafından ele alındığı cihetle yukarda açıklanan yasal hükümlerin pratikte yansımasının da incelenmesi gerekmektedir. Çoğu zaman yasadan kaynaklanan hak ihlalleri ve/veya pratikteki uygulamalar mağdurları daha savunmasız konuma itmekte ve devlet eliyle de birçok insan hakkı ihlaline maruz kalmasına sebebiyet vermektedir.

            Diğer yandan, insan ticaretinin gerçekleştiği yerler olan gece kulüplerine yönelik talep çok yüksektir. Bu husus toplumsal değerlendirmeler açısından önem taşımasının yanı sıra, devlete ödenen vergiler açısından da değerlendirilmelidir. Ödenen çok yüksek vergi meblağları ile gece kulüpleri bir ekonomik sektör olarak görülmektedir. Aşağıda değerlendirilecek olan ve gece kulüplerinin işleyişini ve yapısını düzenleyen Gece Kulüpleri ve Benzeri Yerler Yasası’nın içeriğinden de bu açıkça görülmektedir; yasa içerisinde odak konuları arasında kamu sağlığı ve kamu düzeninin korunması yanında gece kulüplerinin elde ettiği gelirin devlet tarafından düzenlenmesi bulunmaktadır.

 

A. Gece Kulüpleri ve Benzeri eğlence Yerleri Yasasının Değerlendirilmesi

Gece Kulüpleri yasal statüye sahiptir. Gece Kulüpleri ve Benzeri Eğlence Yerleri Yasası kapsamında gece kulüplerinin kuruluşu ve çalışma esasları düzenlenmiştir. Yasanın amacı, gece kulübü ve benzeri eğlence yerlerinin halkın eğlenmesi için açılabilmesi ve işletilebilmesi için gerekli koşulları ve nitelikleri belirlemek ve denetimlerini sağlamak suretiyle bu gibi yerleri disiplin altına alarak belirli bir standartta temiz ve sağlıklı hizmet sunmalarını sağlamak olarak belirtilmiştir.[18] Yasa, Alkollü İçkiler Satış Yasası’na bağlı olarak alkollü içki satışı yapan gece kulüplerini, pubları ve revü grubu çalıştıran otelleri kapsamaktadır.[19]

Bu çerçevede, gece kulüplerinin yapısını, çalışma esaslarını ve benzeri hususları düzenleyen Gece Kulüpleri ve Benzeri Eğlence Yerleri Yasası’nın incelenmesi gerekmektedir.[20] Yasayı incelemeden önce belirtmek gerekir ki; söz konusu bu yasa,  insan ticaretine ilişkin bir yasa olmayıp, mağdurların korunmasına ilişkin herhangi bir hüküm içermemektedir. İçeriği itibariyle, mevcut gece kulüplerinin yapısını ve işleyişini düzenleyen ve belli kurallara tabi tutan bir yasadır.

 

Yasa İçerisindeki Tanımlar

 

Yasa içerisinde yapılan tanımlar şu şekildedir:

Bar-Maid: İçki servisi yapan kadın.

Eğlence Yeri: Gece kulübü ve publar ile bir otelin revü grubu çalıştırıldığı herhangi bir yeri.

Gece Kulübü: Müzikli eğlence programları düzenleyen otel dışındaki herhangi bir alkollü içki satışı yapan ve konsomatris çalıştıran eğlence yeri.

Konsomatris: Gece kulübünde müşteri ile birlikte yiyip içerek çalıştığı yere kazanç sağlayan kadın.

Pub: Perakende olarak alkollü içki satma ruhsatı olan ve halka çerez ve buna benzer yiyecekler eşliğinde alkollü içki satılan yer.

Otel: Oteller Yasası’ndaki anlamı taşır.

Revü: Bir grup tarafından sunulan müzikli dans ve gösteri.

Revü Artisti: Müzikli dans ve gösteri yapan revü grubu üyesidir.

İlgili tanımlardan görüldüğü üzere kadınların konsomatris olarak çalıştırılacağı öngörülmektedir. Bu husus aşağıda detaylı olarak ele alınacak fuhuş olgusu ve devletin yaklaşımlarını daha iyi anlamak açısından önem taşımaktadır. Aşağıda değinilecek olan araştırma kapsamında elde edilen bulgular çerçevesinde fuhuşun varlığı açıktır. Gerek ceza yasası içerisinde fuhuş suç sayılmakta gerekse söz konusu bu yasa içerisinde kadınların sadece konsomatris olarak çalıştırılacağı öngörülmektedir. Ancak, devlet tarafında de facto olarak varlığı tanınan fuhuşun tespitine ilişkin herhangi bir denetim yapılmamaktadır. Yapılan denetimlerde, herkes tarafından bilinen, kabul edilen bu gerçek tespit edilmemektedir.

Gece Kulüpleri ve Benzeri Eğlence Yerlerinin Açılmasına ve İşletilmesine İlişkin Kurallar çerçevesinde alınması gereken izinlere ve birtakım kurallara yer verilmiştir. Bu çerçevede ayrıca Gece kulübü ve benzeri eğlence yeri olarak açılacak ve/veya işletilecek bina veya yerlerin birtakım koşulları taşıması gerektiği öngörülmüştür. Bu koşullar şu şekilde sıralanmıştır:[21]

-         Yapısal açıdan gece kulübü ve benzeri eğlence yeri olarak işletilmeye uygun olması;

-         Meskun mahallenin verebileceği olumsuz etkiler de dikkate alınarak konum itibarıyla uygun olması;

-         Yapısal ve donanım açısından temizlik ve sağlık koşullarına uygun olması ve yeteri kadar aydınlatma, ısıtma-soğutma, ses izolasyonu ve havalandırma sistemi ile yeterli tuvalet ve yangın söndürme imkânlarıyla donatılmış olması;

-         Gece kulübü ve benzeri eğlence yeri olacak binanın dışa bakan şeffaf kısımlarından içerisinin görülmesini engelleyici gerekli önlemler alınması;

-         Bina ve çevresinin Çevre Yasası’nda öngörülen her türlü kirliliğe neden olmayacak donanımda olması ve,

-         Başvuru konusu bina ve yerde teşhir edilecek isim, reklam ve benzeri görüntülerin yanıltıcı, toplumu ahlaki yönden rahatsız edici veya estetik açıdan nahoş olmaması.

Bu hükümlerden açıkça görülmektedir ki; yasa mağdurları korumaya yönelik herhangi bir hüküm içermemekle birlikte kamu düzeni ve kamu ahlakı gibi kavramlar üzerinde “tedbir”ler almaktadır. Ötekileştirilen kadınlar değil toplum ve ahlak “korunmaktadır”. Yasa içerisinde Komisyonun kurulacağı düzenlenmektedir.

B.     Gece Kulüpleri ve Benzeri Eğlence Yerleri Komisyonunun Oluşumu, Görev ve Yetkileri İle Çalışma Yöntemi

Komisyonun Oluşumu

8. (1) Bakanlığa bağlı olarak görev yapan ve bu Yasada “Komisyon” diye anılan “Gece Kulüpleri ve Benzeri Eğlence Yerleri Komisyonu” oluşturulur.

(2) Komisyon aşağıdaki kişilerden oluşur:

            (A) İçişleriyle Görevli Bakanlık Müsteşarı (Başkan);

            (B) İlgili İlçe Kaymakamı veya temsilcisi (Üye);

            (C) Muhaceret Dairesi Müdürü veya temsilcisi (Üye);

            (Ç) Polis Genel Müdürlüğü, Muhaceret Müdürü veya temsilcisi (Üye);

            (D) Temel Sağlık Hizmetleri Dairesi Müdürü veya temsilcisi (Üye);

            (E) Çalışma Dairesi Müdürü veya temsilcisi (Üye);

            (F) İlgili Belediye Müdürü veya İdare Amiri (Üye).

(3) Komisyon üyesi olarak yukarıdaki (2)’nci fıkrada öngörülen makamları temsil edecek kişilerin, bağlı bulundukları Bakanlık veya en üst makam tarafından atanması yanında tuttuğu kadronun yöneticilik hizmetleri sınıfı olması koşuldur.

Komisyonun Görevleri

9. Komisyonun görevleri şunlardır:

            (1) Bu yasa kapsamındaki gece kulüpleri ve benzeri eğlence yerlerine ilişkin başvuruları kabul etmek, incelemek, değerlendirmek ve bu yasada öngörülen koşulları taşıyanlara gerekli izinleri vermek;

            (2) Yukarıdaki (1)’nci fıkrada öngörülen eğlence yerlerini bu yasa kurallarına ve izin koşullarına uygunluğu açısından denetlemek; ve

            (3) Gece kulüplerinin sınıflandırılmasını yapmak.

Konsomatrislerin Çalıştırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Konsomatris çalıştırılması aşağıdaki kurallara tabi kılınmıştır:

(1) Konsomatris çalıştıracak gece kulüplerinin Komisyondan ayrıca izin alması gerekir.

(2) Publarda konsomatris çalıştırılamaz.

(3) Gece kulüplerinin çalıştıracağı konsomatris sayısı, gece kulübünün kapasitesi ile çalışanlarına ve müşterilerine sunduğu imkanlar da gözönünde bulundurularak Komisyonca belirlenir. Ancak bu sayı onikiden fazla olamaz.

(4) Komisyon, bu madde uyarınca başvuruda bulunan gece kulübü sahibi ve/veya işletmecisine yapacağı değerlendirme sonucunda, konsomatris çalıştırmasını uygun bulması halinde, çalıştırabileceği konsomatris sayısını da gösteren bir belge verir.

(5) Konsomatrislerin, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giriş yapabilmesi için, gece kulübü sahibi ve/veya işletmecisi, Komisyonun verdiği belge ile birlikte ön izin almak üzere Yabancıların Çalışma İzinleri Yasası’nın ön izinlerle  ilgili  kurallarına bakılmaksızın Muhaceret Dairesine başvurur. Muhaceret Dairesi, Yabancılar ve Muhaceret Yasası uyarınca gerekli inceleme ve özel tahkikatı yapmak suretiyle başvuruları değerlendirir ve konsomatrislerin ülkeye girişine engel durumlarının olmaması halinde birini başvuru sahibine diğerini ise Polis Genel Müdürlüğü Muhaceret Birimine iletmek üzere iki kopya halinde Ön İzin belgesi düzenler. Kabul edilmeyen başvurular, gerekçesiyle birlikte başvuru sahibine bildirilir.

(6) Ön izin alınarak ülkeye getirilen konsomatrislerin gece kulübünde çalışabilmesi için ilgili gece kulübü sahibi ve/veya işletmecisi derhal devlet hastanesinin ilgili biriminde konsomatrislerin sağlık kontrollerini yaptırarak toplum sağlığını tehdit eden bulaşıcı bir hastalıktan muzdarip olmadıklarını gösteren sağlık raporları ve Yabancıların Çalışma İzinleri Yasası uyarınca istenen diğer belgeleri temin ederek Çalışma İzni almak üzere Çalışma İşleri ile Görevli Bakanlığa başvurur. Bakanlıkça kendisine, her konsomatris adına ayrı ayrı çıkarılmış en çok altı aya kadar süreler için birer Çalışma  İzni verilir.

Çalışma karnesi alan konsomatrislerin pasaportları ülkede kaldıkları süre içerisinde muhafaza edilmek üzere Polis Genel Müdürlüğü Muhaceret Birimine teslim edilir. Sağlık raporu olumlu olmayan konsomatrisler, Yabancılar ve Muhaceret Yasası uyarınca derhal sınır dışı edilirler.

 

(7) Özel izin alınarak ülkeye getirilen konsomatrislerin yukarıda öngörülen sağlık raporları derhal temin edilerek çalışma izinlerinin verilmesi için başvuruda bulunulur. Ülkeye giriş yaptıkları tarihten başlayarak beş iş günü içerisinde çalışma izni almak üzere başvuruda bulunulmaması halinde, konsomatrisler sınır dışı edilir. İlgili gece kulübü sahibi ve/veya işletmecisinin konsomatris getirme izinleri iptal edilir ve kendisine üç aylık bir süre içerisinde yeniden konsomatris getirebilme izni verilemez.

 

(8) Bu Yasa kurallarına uygun olarak gerekli izinler alınarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne getirilen konsomatrislerin ikametinden ve çalıştırılmasından ilgili gece kulübü sahibi ve/veya işletmecisi sorumlu olur. Konsomatrisler, ilgili gece kulübü sahibi ve/veya işletmecisi tarafından İş Yasası’nın çalışma saatlerine ilişkin kuralları esas alınmak suretiyle yazılı olarak düzenlenecek çalışma saatleri içerisinde çalıştırılırlar ve çalışma saatleri içerisinde gece kulübünde bulunmak zorundadırlar. Konsomatrislerin çalışma saatlerine ilişkin programın bir kopyası Komisyona iletilir.

 

     Gece kulübü sahibi ve/veya işletmecisi tarafından sağlanacak konsomatrislerin ikamet yerleri, gece kulübü ile bağlantısı olmayan ayrı ve bağımsız yerde olmalıdır.

 

(9) Konsomatrisler, çalışma karnelerinde öngörülen gece kulübünden başka yerde çalıştırılamazlar ve başka gece kulübüne transfer olamazlar.

(10) Konsomatrislerin çalıştırılmasında, İş Yasası’nın hizmet akdine ilişkin kuralları uygulanır.

(11) Bu Yasa kurallarına uygun olarak getirilecek her konsomatris için izin isteminde bulunan gece kulübü sahibi ve/veya işletmecisinden Muhaceret Dairesinde aylık asgari ücretin %10’u oranında harç alınır.

Konsomatrislerin Ülkede Kalma Süreleri

Konsametrislerin ülkede kalma sürelerine ilişkin hükümler şu şekildedir:

16 (1) Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giriş yapan konsomatrisler giriş tarihinden başlayarak en çok altı ay ülkede kalabilirler. Çıkış yapanlar hakkında yeniden ön izin alınabilmesi, en az iki ay yurt dışında kalmaları koşuluyla mümkün olabilir.

(2) İşveren tarafından çalışma izni alındığı tarihten başlayarak altı ay dolmadan makul bir sebep olmaksızın işine son verilen konsomatrisin yerine üç aylık süre dolmadan yeni bir konsomatris için ön izin başvurusunda bulunulamaz.

(3) Ülkeye getirilen ve çalışma izni sahibi olan konsomatris, bu Yasa kuralları uyarınca ülkede kalması için öngörülecek sürenin bitiminden önce kendi isteği ile tek taraflı olarak hizmet akdini feshetmesi halinde ülkeden ayrılabilir. Bu durumda ilgili gece kulübü sahibi ve/veya işletmecisine konsomatris getirebilmesi için yukarıdaki (2)’nci fıkrada öngörülen üç aylık süreye ilişkin kurallara bakılmaksızın izin verilebilir.

Konsomatrislerin Sağlık Kontrolleri

17 (1) Konsomatrislerin düzenli olarak devlet hastanesinde sağlık kontrollerini yaptırmaları gerekir. Kontrol sonucunda toplum sağlığını tehdit edici, bulaşıcı bir hastalık taşıyan konsomatrisler ile kontrolünü zamanında yaptırmayanların çalışma izinleri iptal edilir ve sınır dışı edilirler. İlgili gece kulübü sahibine ve/veya işletmecisine kontrolünü zamanında yaptırmama nedeniyle sınır dışı edilen konsomatris yerine başka konsomatris getirme izni verilmez.

(2) Sağlık kontrollerinde yukarıdaki (1)’inci fıkrada öngörülen hastalık dışında, çalışmasını zorlaştıran bir sağlık sorunu olduğu saptanan konsomatrisler sağlık raporunda öngörülecek süre içinde çalıştırılamazlar. Çalıştığı saptananlar sınır dışı edilirler ve ilgili gece kulübü sahibine ve/veya işletmecisine sınır dışı edilen konsomatris yerine başka konsomatris getirme izni verilmez.

(3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin kurallar Bakanlıkça hazırlanıp Bakanlar Kurulunca onaylanacak ve Resmi Gazete’de yayımlanacak bir tüzükle düzenlenir.

C. Mağdur Merkezli Olmayan Yasaların Teşvik Ettiği Uygulamalar

Devlet tarafından insan ticaretinin varlığı yok sayılmakta, yasa dışı fuhuşun varlığı fiilen kabul edilerek fuhuş temelli yaklaşımlar geliştirilmektedir. Bu yaklaşım çerçevesinde kamu sağlığı ve kamu düzeni gibi kavramlar üzerinden uygulamalar ortaya konmaktadır.

Devletin birçok farklı kurumu tarafından geliştirilen bu uygulamalar mağdur merkezli olmadığı gibi çoğu zaman mağdurların insan haklarını ihlal etmektedir.

İstismar

Yukarıda açıklanan insan ticaretine ilişkin tanımda da yer verildiği üzere istismar, asgari olarak, başkalarının fuhuşunun istismar edilmesini veya cinsel istismarın başka biçimlerini, zorla çalıştırmayı veya hizmet ettirmeyi, esareti veya esaret benzeri uygulamaları, köleliği veya organların alınması olarak ortaya çıkmaktadır. Kıbrıs’ın kuzeyinde cinsel istismar fuhuş olarak ortaya çıkmaktadır.

Her ne kadar yukarıda ele alınan Gece Kulüpleri ve Benzeri Eğlence Yerleri Yasası uyarınca ülkeye getirilen kadınların “konsomatris” olarak çalıştırılacağı öngörülse de mağdurların konsomatrislikten öte fuhuşa zorlandığı ve/veya fuhuş için çalıştırıldığı toplumun her katmanında bilinen ve gayrı resmi şekilde konuşulan bir konudur. Yol kenarlarında gece kulüplerinin reklamını yapan tabelaların üzerindeki kadın imajları açık bir şekilde “fuhuş” sinyali vermektedir. Gazetelerde yazılan yazılarda, halk arasında konuşulanlar gözlemlendiğinde, ve yapılan diğer araştırmalar incelendiğinde erkeklerin azımsanamayacak bir kısmının “fuhuş” için gece kulüplerine gittikleri genel kanı olarak toplum içerisinde düşünülmektedir.[22] Ayrıca reşit olmayan erkek çocukların ya da yeni reşit olmuş erkeklerin çevrenin baskısıyla bu tip yerlere gittikleri sıklıkla toplum içinde “sessizce” konuşulan konulardandır. Henüz reşit olmayan erkek çocukların belli bir maskülin davranış kalıbını “erkeklik” olarak tanımlayan yapıların içine düşmesi ve bunun toplumsal sonuçları araştırmacıların ayrıca incelemeleri gereken bir konudur.

KKTC’de geniş çaplı bir “fuhuş” olmasına, geniş toplum kesimleri tarafından bilinen ve geniş toplum kesiminden erkeğin fuhuş için gece kulüplerine gitmesine rağmen esasen fuhuş Ceza Yasası kapsamında bir suç olarak tanımlanmıştır. Fuhuş ile ilgili Ceza Yasası hükümleri şu şekildedir:

 

157. Fuhuşa Teşvik

(a) Yirmi bir yaşını doldurmamış kız veya kadınları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde veya başka bir yerde başka herhangi bir kişi ile yasa dışı cinsi münasebette bulunmaya teşvik eden veya

(b) Kız veya kadınları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde veya başka bir yerde genel bir fahişe olmaya teşvik eden veya

(c) Kız veya kadınları başka bir yerdeki genelevlerde çalıştırmak niyetiyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni terk etmeye teşvik eden veya

(d) Kız veya kadınları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti veya başka bir yerdeki genelevlerde fahişelik yapmaya teşvik eden herhangi bir kişi, hafif bir suç işlemiş olur. Ancak,  kimse sadece bir tanığın şahadeti ile bu maddeye aykırı bir suçtan mahkûm edilemez; meğer ki, tanığın şahadeti esasa ilişkin bazı hususlarda sanığı zımnen suça bağlayan delil ile teyit edilsin.

164.  Fuhuş Veya Sürekli Kadın Temininden Elde Ettiği Kazançla Geçinen Kişi

(1) (a)  Bilerek, tamamen veya kısmen geçimini fuhuştan elde ettiği kazançtan sağlayan veya

(b) Herhangi bir kamuya açık bir yerde ahlâk dışı amaçları üzerinde direnen veya gerçekleştirilmelerini isteyen herkes; hafif bir suç işlemiş olur.

(2)  Yeminle verilen bilgi üzerine bir Kaza  Mahkemesi Yargıcı, herhangi bir ev veya bir kısmının bir kadın tarafından fahişelik amaçları için kullanıldığı ve o evde yaşayan veya sık sık bulunan herhangi bir kişinin tamamen veya kısmen fahişelikten elde edilen kazançtan geçindiğinden kuşkulanmak için sebep bulunduğu kanısına varması halinde, Kaza Mahkemesi Yargıcı herhangi bir polis memurunun eve girerek arama yapması ve o kişiyi tutuklama yetkisi veren bir müzekkere ısdar edebilir.

(3) Bir kişinin, bir fahişeye başka bir kişi ile fahişelik yapması için yardım ve teşvik ettiği veya fahişeyi zorladığını gösterir bir biçimde her zaman bir fahişeye arkadaşlık ettiğinin veya hareketlerini kontrol ve idare ettiğinin veya etkilediğinin kanıtlanması halinde, böyle bir kişi Mahkemeyi aksine tatmin  etmedikçe, bilerek fahişelikten elde edilen kazançla geçinen bir kişi sayılır.

165.   Kazanç İçin Başka Kadınlarla Fahişelik Yapmasına Yardım Eden Kadınlar

Bir fahişeye başka bir kişi ile fahişelik yapması için yardım ve teşvik ettiği veya fahişeyi zorladığını gösterir bir biçimde, kazanç elde etmek amacıyla o fahişenin hareketlerini kontrol veya idare ettiği veya etkilediği kanıtlanan her kadın hafif bir suç işlemiş olur.

Cinsi Münasebette Bulundurmak Niyetiyle Veya Bir Genelevde Alıkoyma

162. Arzusu hilafına bir kadını-

(a) Özel bir erkek veya genel olarak herhangi bir erkekle yasa dışı cinsi münasebette bulundurmak niyetiyle herhangi bir binada veya

(b) Herhangi bir genelevde alıkoyan herhangi bir kişi, hafif bir suç işlemiş olur ve iki yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.

 

Fuhuşa ilişkin diğer önemli hususlardan biri, söz konusu aykırılığın tespiti için kayda değer bir şekilde denetimlerin yapılmamasıdır. İnsan ticareti suçunu tanımlayan herhangi bir düzenleme KKTC’de mevcut olmadığı cihetle insan ticareti ile herhangi bir resmi veri elde edilmesi de mümkün değildir. Ancak, mevcut yasa kapsamında denetimler ciddi bir şekilde yapılmış olsa fuhuş ve dolayısıyla yasaya aykırılığın tespiti mümkün olacaktır. Bunun yanında, gece kulüplerinde çalışmak için ülkeye gelen kadınlar ilk olarak cinsel yoldan bulaşıcı hastalıklarının olup olmadığının tespiti için Devlet Hastanesinin Zührevi Hastalıklar Bölümünde sağlık kontrolünden geçirilmekte, söz konusu yasa bunu zorunlu kılmaktadır. Bu durum kamu sağlığı açısından önemli bir detay olsa bile, fuhuşun bir nevi devlet tarafından fiilen tanınması anlamına gelmektedir. Ancak bu tanınma tam anlamıyla adı konmadığından zorla çalıştırma ve cinseli istismar amaçlı insan ticaretinin önüne geçecek yasal yaptırımları ve kadınları koruma yönünde işlerlik göstermemektedir. Tam tersine insan hakları ihlallerine uğrayan pek çok kadın fuhuşun yasaklanmasından dolayı mağdur durumundayken yasa önünde suçlu pozisyonuna düşmektedir.

            Bu konu ile ilgili bir diğer önemli husus, cinsel ilişkiye girmek suretiyle fuhuş yapma ve tamamen ya da kısmen geçimini fuhuştan temin etme suçu ile itham olunan kadınlar yargılanıp cezalandırılırken, cinsel hizmeti satın alan kişiler aleyhinde hiç bir şekilde işlem başlatılamaması ve bu kişilerin cezalandırılmamasıdır.

            Fuhuş ile mücadelede, cinsel hizmeti satın alan kişilerin cezalandırılarak cinsel hizmet satın alınılmasının caydırılması büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte, kadına karşı bir ayrımcılık türü olarak görülen fuhuşla ilgili olarak modern toplumlarda artık cinsel hizmet satımını değil, cinsel hizmet alımını suç sayma ve fuhuş yapan kadınların değil cinsel hizmeti satın alan ve buna aracılık eden kişilerin cezalandırılması eğilimi bulunmaktadır. Bu nedenle, fuhuş yasaklanırken para ile cinsel hizmet satın alınmasının ya da aracılık edilmesinin kriminalize edilmesi ve para karşılığı cinsel hizmet satın alan ve aracılık eden kişilerin para veya hapis cezalarını çarptırılması izlenecek yöntemlerden biri olabilir. Bu bağlamdaki bir değişiklikte esas olarak hedef alınan “müşteriler” ve cinsiyetine bakılmaksızın aracılık yapanlar olmalıdır. Ayrıca, fuhuşun “insan ticaretini” besleyen bir unsur olduğu ve “zorla fuhuş”dan yarar sağladığı da göz önünde bulundurulmalıdır. Bu bağlamda, gece kulüplerinde meydana gelen cinsel istismar amacıyla insan ticaretinin önlenmesi ve bu yerlerde cinsel hizmet satın alan kişilerin cezalandırılması ve fuhuş amaçlı çalıştırılan kadınların korunması sağlanabilir. Bu konuda düzenlemesi bulunan İsveç ve Norveç yasalarına “önerileri” kısmında değinilecektir.

İnsan ticareti mağduru kadınların “hayat kadını”, gece kulüpleri “genelev” amiyane tabirle “gabare”, “kerhane” içinde bulundukları durum ise salt “fuhuş” olarak nitelendirilmekte ve böylelikle mağduriyetleri, ihlal edilen insan hakları göz ardı edilmektedir. Hâlbuki buradaki fuhuş olgusu insan ticareti mağdurlarının rızası olmuş olsa dahi, insan ticaretinin sadece bir amacını ve dolayısıyla bir unsurunu oluşturan cinsel istismarı teşkil etmektedir. KKTC’ye getirilen bu kadınların yasanın öngördüğünün aksine çalıştırıldıkları gece kulüplerinde barındırıldıkları, izinsiz bu mekânlardan ayrılamadıkları, bu kadınlar tarafından az sayıda verilebilen mülakatlarda su yüzüne çıkmaktadır.

            KKTC’deki gece kulüplerinde çalışan kadınların, hayat kadını olarak tanımlamak yapılacak olan en büyük yanlıştır. Hayat kadınlığı bir diğer tabirle “seks işçiliği”, kendi vücut bütünlüğü üzerinde hak sahibi ve karar verme yetisi olan yetişkinler arasında para veya mal karşılığında ve herhangi bir zor kullanma olmadan kişinin kendi rızasıyla gerçekleştirilen cinsel hizmet alışverişidir. Hayat kadınlığının bir meslek olarak kabul edilebilirliği ayrı bir tartışma konusudur ve insan ticareti ile alakalı değildir. Çünkü mevcut duruma bakıldığında, insan ticareti mağduru kadınlar, hayat kadını değil “köle” statüsündedir. Kişinin çaresizliğinden yararlanma, hile veya aldatma ile bulunduğu yere getirme, istismar ve zorla çalıştırmayla karşılaşan bir bireyin tercihi ile seks işçisi statüsünde kabul edilemeyeceği düşünülürse bu kavramların üzerinde kısaca durmak ve KKTC’deki durumu bu kavramlar çerçevesinde irdelemek de gereklidir.

 

Çaresizliğinden Yararlanma

 

“Çaresizliğinden yararlanma”, bir çaresizlik durumunun kötüye kullanılması ile kişinin istismara katlanmak dışında herhangi bir gerçek veya kabul edilebilir alternatifi olmadığı herhangi bir durumun kötüye kullanılmasını ifade edilmektedir. Çaresizlik durumu fiziksel, psikolojik, duygusal, ailevi, sosyal veya ekonomik olabilir. Durum, örneğin mağdurun idari konumunun, ekonomik bağımlılığının ve hassas sağlık durumunun güvensizliğini veya hukuka aykırılığını içeriyor olabilir. Kısacası, durum, bir insanın istismar edilmeyi kabul etmek zorunda kaldığı her türlü güçlük hali olabilir.

Gece kulüplerinde çalıştırılan kadınların pek çoğu, kaynak ülkedeki ekonomik zorluklardan kaçarak daha iyi iş ve para kazanmak için KKTC’ye gelen ancak geldikten sonra da ellerinden pasaportları alınan, çalıştıkları yerlerden dışarı çıkamayan, alış-verişe bile topluluk halinde götürülen bireyler oldukları için patronların “çaresizliğinden yararlanma” durumu büyük bir gerçeklik ve tehlike olarak karşımızda durmaktadır.

 

Hile ve Aldatma

Hile ve aldatma, insan tacirleri tarafından sıklıkla kullanılmakta ve mağdurlar amaçlanan istismar yerine kendilerini başka bir işin beklediğine inandırılmaktadırlar.[23]Mağdurlar genellikle ücret ve çalışma koşullarına ilişkin olarak aldatılırken, kimi zaman ülkeye getiriliş amaçları ve çalıştırılacakları işin niteliği açısından da kandırılmaktadırlar.[24]

 

Zorla Çalıştırma

            Mağdurların zorla çalıştırıldığına yönelik de göstergeler mevcuttur. Zorla çalıştırma uygulamaları arasında, borç sömürüsü, tehdit ve mağdurların tabi tutulduğu çalışma koşullarına ilişkin bulgulara saptanmıştır.[25]

 

Borç Sömürüsü

Zorla çalıştırma yöntemlerinden biri “borç sömürüsü” dür. Mağdurlar, ağır borç yüküne maruz bırakılarak istemedikleri işlerde çalıştırılmakta ve kendilerinden istenen her şeyi yapmak zorunda bırakılmaktadırlar.

Borç sömürüsü, bir kişinin kişisel veya başkasının yönetim ve denetimi altındaki hizmetlerinin, var olan veya var olduğu iddia edilen borca ve/veya borcun miktarına karşılık aşırı derecede yüksek olmasını veya sunulan hizmet değerinin borç miktarından düşürülmemesini veya sunulacak ve/veya sunulan hizmetlerin süresi ve/veya niteliğinin önceden sınırlanmamış ve belirlenmemiş olmasını ve bu hususlarda, bir kişinin herhangi bir başka kişiye taahhütte bulunmasını ifade etmektedir.[26]

Kuzey Kıbrıs’taki mevcut durumda, mağdurlar ülkeye varış ücretleri, istihdam için ileri sürülen yüksek maliyetler, çalışma izinleri için ödenmesi gereken harçlar ve diğer giderler ve kimi zaman işverenler tarafından arabuluculara ödenen meblağlar için işverenlerine borçlandırılmaktadır.[27] Çoğu zaman, borçlandırma mağdurlara borç senedi imzalatarak yapılmaktadır. Bu şekilde mağdurlar, bu borç yükünü karşılayamayacak durumda olmaları nedeniyle, ağır çalışma koşulları altında çalışmaya mecbur bırakılmaktadırlar. Ekonomik durumları zaten iyi olmayan mağdurlar, bu meblağları ödeyememekte ve ancak çalışarak borçlarını karşılayabilmektedirler.

Borçlandırma birçok sebebe dayandırılmaktadır. İşverenler mağdurları şu şekillerde borçlu göstermektedir:

 

1- Ülkeye geliş masrafları için borçlandırma,

2- Ön izin ve çalışma izni alınmasına ilişkin masraflar,

3- Aracılara ödenen meblağlar,

4- Barınma ve/veya temel ihtiyaçların karşılanması,

 

Borç sömürüsü şu şekillerde ortaya çıkabilmektedir:

1- Sunulan hizmet değerinin borç miktarından düşürülmemesi,

2- Borç senedi imzalatılması.

 

 

 

Tehdit

            Mağdurların maruz kaldığı zorla çalıştırma yöntemlerinden bir diğeriyse tehdittir.[28] KKTC’de cinsel istismara uğrayan kadınların çalıştırıldıkları kişiler tarafından hangi yöntemlerle tehdit edildiklerini saptamak zordur. Hem konunun hassasiyeti ve kadınlara ulaşma şansının azlığından dolayı hem de bu kadınları çalıştıranların bu konuda bilgi vermesinin mümkün olmamasından dolayı KKTC’de tehdit ne şekilde ortaya çıkıyor bilmek mümkün değildir. Konuyla ilgilenen araştırmacıların ileriki çalışmalarda bu yönde veri toplamaları da gerekmektedir.

 


 

 

BÖLÜM III

 

I. Öneriler

Yukarıda da değinildiği gibi, insan ticaretini önlemede devlet tarafından yasal, idari ve yargısal tedbirler alınması gerekmektedir. Bu aşamada, İnsan ticaretiyle mücadelede ve mağdurların korunmasına ilişkin Kuzey Kıbrıs’ta ciddi eksiklikler vardır. Ancak devlet tarafından bu eksikliklerin giderilmesi konusunda etkin adımlar atılmamaktadır.

İnsan ticareti bir suçtur ve uluslararası hukukta ciddi olarak ele alınan ve önlenmesi hususunda uluslararası camiada ciddi çabalar sarf edilen bir konudur. Böyle bir durumda, devlet olarak buna kayıtsız kalmamız bu insanlık ayıbına ve suça ortak olmamız anlamına gelmektedir.

 

A.      Yasal Mevzuata İlişkin Öneriler

            Yasal sistemden kaynaklanan eksiklikler insan ticareti ile mücadelede en önemli engeli oluşturmaktadır. Yasal mevzuattaki eksiklikler ve ihlal edici hükümler insan ticaretinin önlenmesine, insan tacirlerinin yargılanmasına ve mağdurların korunmasına imkân sağlamamaktadır. Bu nedenle ilk olarak, bu durumu ortadan kaldırıcı adımlar atılması gerekmektedir. Bu bağlamda, uygulamaya ışık tutacak yeni yasaların hazırlanması ve yürürlükteki yasalarda birtakım değişikliklere gidilmesi gerekmektedir.

 

İnsan Ticaretine Karşı Yasa

 

İnsan ticaretiyle ilgili Kuzey Kıbrıs’taki en büyük eksiklik insan ticaretine karşı bir yasanın henüz mevcut olmamasıdır. İnsan ticareti ile mücadelede ivedilikle atılması gereken ilk ve en önemli adım, mevcut uluslararası standartlar ışığında insan ticaretinin tanımlanması ve insan tacirlerinin cezalandırılması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasıdır.

 

İnsan Ticaretinin suç olarak tanımlanması

 

             Çıkarılması gereken yasa kapsamında ilk olarak, insan ticaretinin tanımlanması ve suç olarak sayılması gerekmektedir. Buradaki önemli nokta, insan ticaretinin unsurlarını detaylı bir şekilde belirtilmesinin gereğidir. Ancak bu şekilde, insan ticareti suçunun tespiti ve diğer suçlardan ayrımı mümkün olacaktır. İnsan ticareti suçunu ceza hukuku açısından değerlendirecek olursak; suçun maddi unsurunu kadın, çocuk veya diğer insanların temini, bir yerden bir yere taşınması, devredilmesi, barındırılması ve teslim alınması oluşturmaktadır. İnsan ticareti suça bağlı hareketli bir suçtur. Şöyle ki, söz konusu hareketlerin kuvvet kullanarak veya kuvvet kullanma tehdidi ile veya diğer bir biçimde zorlama, kaçırma, hile, aldatma, nüfuzu kötüye kullanma kişinin çaresizliğinden yararlanma veya başkası üzerinde denetim yetkisi olan kişilerin rızasını kazanmak suretiyle yapılması gerekmektedir. Yani, belirtilen hareketlerin insan ticareti suçunu oluşturması için, bu hareketlerin bu araç fiillere başvurularak yapılması gerekmektedir. İnsan ticareti suçu ancak kasten işlenebilir. Failde özel kastın bulunması gerekir. Özel kastın varlığı için de, failin yukarıda sayılan hareketleri, başkalarının fuhuşunun istismar edilmesini veya cinsel istismarın başka biçimlerini, zorla çalıştırmayı veya hizmet ettirmeyi, esareti veya esaret benzeri uygulamaları, köleliği veya organların alınmasını sağlamak saikıyla (amacıyla) işlemesi gerekmektedir. Bu şekilde insan ticareti diğer suçlardan ayırt edici şekilde tüm unsurlarıyla tanımlanmalı ve suç sayılmalıdır.[29]

 

İnsan Tacirlerinin Yargılanması ve Cezalandırılması

 

            İnsan ticaretinin diğer suçlardan ayırt edici şekilde tüm unsurlarıyla tanımlanmasının yanında suç, caydırıcı nitelikte ağır müeyyidelere tabi kılınmalıdır. İnsan ticaretinin tanımı, suçun tespitinde önem taşımakta, cezalandırılması ise caydırıcı rol oynamaktadır. Ancak, bu aşamada yargılamayı zorlaştıran noktalar ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki, insan tacirlerini yargılayabilmek için mağdurların tanıklığına ihtiyaç duyulmaktadır; mağdurun tanıklığı yargılama aşamasında büyük rol oynamaktadır. Ancak, mağdurların görmüş olduğu şiddet kötü muamele ve tehdit faktörü, insan tacirleri aleyhine tanıklık yapmalarını zorlaştırmakta hatta imkânsız kılmaktadır. Bu nedenle yasal düzenlemeler getirilirken, bu durumu minimize edecek önlemlerin de alınması gerekmektedir. Örneğin, tanıklık yapmaları ve şikâyetçi olmaları durumunda korunma programları hazırlanmalı, korunma ve barınma yerleri açılmalıdır. Ayrıca, suçun etkin bir şekilde kovuşturulmasını ve soruşturulmasını sağlamak amacıyla gerekli tedbirler de alınmalıdır. Bu bağlamda, ilgili kurum ve kuruluşların kapasitesinin artırılması, özellikle mağdurlarla ve suçla bire bir bağlantı içinde olacak olan yargı mercilerinin ve polisin bu konuda eğitilmesi gerekmektedir. Özellikle, suç ve kapsamı hakkında verilecek olan eğitim, suçun tespitinde hayati önem arz eden veri ve emare teminini etkin kılacaktır.[30]

 

B.      Uygulamaya İlişkin Öneriler

 

İnsan ticareti ile ilgili cezai düzenlemelerin getirilmesi ilk adımdır ancak insan ticareti ile mücadelede yeter ve tek koşul değildir. Tüm yasal gerekliliklerin yanı sıra uygulamaya ilişkin birtakım tedbirlerin alınması da gerekmektedir. Mevcut yasal eksiklikler uygulamayı da etkilemektedir. Uygulamaya ilişkin olarak yasal eksikliklerden doğan mağduriyetlerin minimize edilmesi açısından izlenebilecek yollar vardır:

 

Mağdurların Tespiti ve Korunması

 

            Yasal düzenlemelerin yanı sıra mağdurların tespiti yapılmalı ve korunmaları ve bulundukları koşullardan kurtulabilmesi için de bazı tedbirlerin alınması gerekmektedir. Tespit ve koruma aşamalarında mağdur odaklı yaklaşımlar temel alınmalıdır.

 

Mağdurların Tespiti

 

İnsan ticaretinin ve mağdurlarının tespiti için gerekli etkin uygulamalar başlatılmalıdır. Bu bağlamda aşağıdaki eylemler yapılmalıdır:

 

 

v Mağdurların ulaşabilecekleri etkin telefon hatları kurulmalı ve mağdurlar söz konusu telefon ile ilgili bilgilendirilmelidir,

v Mağdurların müracaat edebilecekleri danışma merkezleri açılmalı,

v  Mağdurlarla veya mağdur olma riski altında olan göçmen işçilerle temas içinde olan kişiler insan ticaretinin ve zorla çalıştırma belirtisi olabilecek hususların fark edilmesi ve tespiti konusunda eğitilmelidir.[31] Eğitim verilecek gruplar içerisinde çalışma dairesi, polis örgütü, muhaceret dairesi ve sosyal hizmetler çalışanları ve meslek örgütleri yer almalıdır. Zorla çalıştırma amacıyla insan ticareti konusunda iki boyutta bilgilendirme programı hazırlanmalıdır. Mevcut bilgi eksikliği, sorunun tespitinde ve önlenmesindeki en önemli engellerinden biridir. Bu nedenle yasa uygulayıcılarının, zorla çalıştırma amacıyla insan ticaretinin kapsamı ve boyutu, mağdurların durumu ve hakları, zorla çalıştırma yöntemleri, suçun tespiti, mağdurların korunması ve yaklaşım teknikleri gibi hususlarda eğitilmesi çok büyük bir önem taşımaktadır.

v Gece kulüplerine, etkin denetimlerin yapılması gerekmektedir. Bu durum özellikle, mağdurların bulundukları koşullardan kurtulma ve yardıma ulaşmada yaşadıkları zorluklar dikkate alındığında daha da önem taşımaktadır. Bu konuda eğitimli müfettişler tarafından yapılacak denetimlerle, mağdurlara ve mağdur olma riski altındaki göçmen işçilere ulaşılması gerekmektedir. Yapılacak olan denetimlerde, insan ticaretinin meydana geldiği farklı sektörler ve mağdurların uyrukları ve farklı yasal statüleri dikkate alınmalıdır.[32]

 

                       Mağdurların Korunması

 

            İnsan ticareti mağdurlarının korunması için yasal, idari tedbirler alınmalıdır. Koruma hem mağduriyet sonrası hem de mağduriyet öncesi olmalıdır. Mağdurların korunması ayrımcılık yasağı göz önünde bulundurulması gerekirken, aynı zamanda ister kadın ister çocuk ister erkek olsun mağdurların özel gereksinimlerinin akılda tutulması önem taşımaktadır.

         Yasal düzenlemelerin yanı sıra mağdurların korunması ve bulundukları koşullardan kurtulabilmesi için de bazı tedbirlerin alınması, mağdur koruma programlarının düzenlenmesi de gerekmektedir. Mağdurlara hukuksal destek sağlanmalı, ülkelerine gönüllü dönüşleri teşvik edilmeli, içinde bulundukları olumsuz koşullardan kurtulabilmeleri için kendilerine yardımda bulunulmalı, etkin iletişimi sağlamak amacı ile kendi dillerinde tercüme imkânı sağlanmalı ve bulunduğu ortama uyumu kolaylaştırılmalıdır. İnsan ticaretinin en büyük nedeni mağdurların kendi ülkelerindeki zor ekonomik koşullardır. Bu nedenle, insan ticareti mağdurlarına iş imkânı sağlamak, insan ticareti ile mücadelede ve mağdurları bulundukları koşullardan kurtarmada etkin bir rol oynayacaktır. Tüm bunların yanında, mağdurların korunması, rehabilite edilmesi, tıbbi ve psikolojik destek sağlanması ve barındırılarak ihtiyaçlarının karşılanması için sığınma evi kurulmalıdır. Ancak, tüm bu tedbirler insan ticaretinin önlenmesi konusunda yardımcı ve ikincil çözümler olup esas ve en temel olarak, insan ticaretini tanımlayan ve cezalandıran yasal düzenlemelerin yapılmasıdır.

          İnsan ticareti mağdurlarının ve durumlarının en doğru şekilde tespit edilmesi, en etkin biçimde suçun önlenmesi, suçun mağdurlar üzerindeki etkilerinin tespit edilip bu etkilerin giderilmesi, mağdurların korunması ve bulundukları koşullardan kurtulabilmesi için, mağdurların “viktimoloji” kavramı kapsamında incelenmesi gerekmektedir. Mağdurlar, bu bağlamda, psikolojik, sosyal ve hukuki açıdan tüm boyutlarıyla ele alınmalı ve deviktimizasyonunun sağlanması için tüm gerekli koşullar saptanmalıdır.

 

Suç Sonrası Koruma

 

İnsan ticareti mağduru olarak nitelendirilen göçmen işçilere, birtakım haklar ve koruma tedbirleri sağlanması gerekmektedir.

 

·          Etkin iletişimi sağlamak amacı ile kendi dillerinde tercüme imkânı sağlanmalı ve bulunduğu ortama uyumu kolaylaştırılmalıdır.

·          Hukuksal destek sağlanmalı; hakları konusunda anladıkları dilde bilgi verilmelidir.

·          Tıbbi ve psikolojik destek sağlanmalı ve güvenli bir şekilde barındırılarak ihtiyaçlarının karşılanması için sığınma evi kurulmalıdır. Bu bağlamda, rehabilite süreci tamamlanıncaya kadar geçici ikamet izni verilmesi gerekli olacaktır.

·          Suçlular ve suçlananlar tarafından zarar görmemeleri güvence altına alınmalıdır.

·          Aileleri ve kendi ülkelerinin elçilikleriyle temasları sağlanmalıdır.

·          Mahkemeye sevk edildiklerinde, mahkemenin her aşamasında, aşağıdaki esaslar çerçevesinde hareket edilmelidir:

 

o   Yargı ve İdari süreç hakkında kendi dillerinde bilgilendirilmeli,

 

o   Ceza davalarında şahadet veren mağdurların, akrabalarının ve yakınlarının özenle korunmaları yönünde gerekli önlemler alınmalı ve bunların ikametgâhları ve/veya kaldıkları yerler konusunda gizlilik ilkelerine sıkıca uyulma ve bilgi verilmesinden kaçınılmalı;

o   Mağdurların olanak dâhilinde kimlik ve şahsiyetleri gizli tutulmalıdır.

·          Gönüllü ve güvenli bir şekilde ülkelerine ve ailelerine geri dönüşleri sağlanmalıdır.

·          Özellikle kadın ve çocukların özel gereksinmeleri dikkate alınmalı ve barınak, eğitim ve bakım gibi gereksinimleri karşılanmalıdır.

 

                  Suç Öncesi Koruma ve Mağduriyetin Önlenmesi

 

Göçmen işçiler zorla çalıştırma amacıyla insan ticareti açısından riskli grupları oluşturmaktadır. Bu nedenle, göçmen işçilerin korunmasına ilişkin etkin tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bu husus, mağdurların suç öncesi korunabilmesi ve mağduriyetin önlenmesi açısından da önemlidir. Bu bağlamda, ülkeye giriş yapan kadınlar en erken aşamada anlayabilecekleri dilde sahip oldukları haklar konusunda bilgilendirilmelidir. Bu bağlamda, bilgilendirici broşürler hazırlanabilir. Böylesi bir broşürde özellikle yasak uygulamalara yer verilmelidir. Göçmen işçilerin hakları konusunda farkındalık kazanmalarına vurgu yapılması da oldukça önemlidir.

 

 

C.      İnsan Ticaretinin Önlenmesi

 

            İnsan tacirlerinin yargılanması ve cezalandırılması ve mağdurların korunmasına ilişkin atılacak olan spesifik adımların yanında insan ticaretinin önlenmesi için de gerekli tedbirler alınmalıdır. İnsan ticaretinin önlenmesi için etkin bir politika belirlenmeli ve bu politika çerçevesinde özellikle eylem planı oluşturulmalı, farkındalık yaratılmalı ve mevcut talebin azaltılması için çaba gösterilmelidir.

 

İnsan Ticareti ile Mücadele için Eylem Planı

 

İnsan ticaretinin önlenmesine ilişkin kapsamlı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Bu eylem planı içerisinde talebin ortadan kaldırılması, insan ticareti hakkında bilgilendirme ve farkındalık yaratma programlarının hazırlanması ve etkin denetimlerin yapılması en önemli hususlardır. Bu noktada insan ticaretine ilişkin her türlü ulusal eylemin temelinde çok disiplinliliğin, yani değişik meslek gruplarının ve sosyal dalların bir arada çalışmalarının önemi göz önünde bulundurulmalıdır.[33]

Bu noktada özellikle İsveç ve Norveç yasaları izlenecek yollardan biri olabilir. Norveç’de, 1 Kasım 2008 tarihinde yürürlüğe giren yasa ile 1 Ocak 2009 tarihinden itibaren fuhuş yasaklanmış ve para ile cinsel hizmet satın alınması kriminalize edilmiştir. Buna göre; para karşılığı cinsel hizmet satın alan kişiler ağır para cezalarına veya 6 aya kadar hapis cezasına hükmedilebilmektedir. Cinsel hizmet alınan kişinin çocuk olması durumunda, yani çocuk fuhuşunda, 3 yıla kadar hapis cezası verilebilmektedir.  Söz konusu yasa ile hedef alınan “müşteriler” olup fuhuş amaçlı çalışan kadınlar değildir. Bu bağlamda, fuhuş yapan kadınlara ücretsiz eğitim imkânı, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı olan kadınlara ücretsiz tedavi sağlanmaktadır. Yasanın çıkış amacı esasen seks turizmini ve sokak fuhuşlarını önlemektir.

İsveç’te (1907 yılında fuhuş yasal hale gelmişti) 1999 yılında yürürlüğe konan yasayla fuhuş yasaklanmıştır. 2005 yılında ise ceza yasasına bu husus eklenmiştir:  Parayla cinsel hizmet satın almak veya almaya teşebbüs etmek para cezası veya 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Yasa, cinsel hizmetin satımını değil, cinsel hizmet alımını suç saymaktadır. Bu nedenle, cinsel hizmet satan değil, cinsel hizmet alan cezalandırılmaktadır. Ayrıca, yasa kapsamında cinsel hizmet satan ve satın alan kişinin cinsiyetinin ne olduğu önemli değildir.  Yasada, kadınlardan olduğu gibi erkeklerden de cinsel hizmet satın alınmasını, cinsel hizmeti satın alanın da cinsiyetine bakılmaksızın, suç olarak kabul edilmiştir. Söz konusu yasa, sokaklarda yapılan fuhuşu büyük ölçüde engellemiştir. Ancak, bu sefer de suç başka şekillerde ortaya çıkmıştır. Yapılan araştırmalarda internet üzerinden cinsel hizmet alımı ve satımı yapıldığı ortaya konmuştur.

 

Farkındalık Yaratılması

 

Kuzey Kıbrıs’ta insan ticaretinin önlenmesi ile ilgili bir diğer önemli nokta ise bu konuda toplumsal farkındalığın olmaması ve konunun daha çok fuhuş düzeyinde konuşulup insan ticareti düzeyinde basında ya da kamuoyunda ele alınmamasıdır. İnsan ticareti mağdurları ötekileştirilmekte ve göz ardı edilmektedir. Tüm bunlar üzerinde bilinç eksikliği önemli bir faktörü oluşturmaktadır. Toplumun insan ticaretinin ne olduğu, mağdurların durumları ve yaşadıkları ihlaller gibi konularda bilinçlendirilmesi ve bu konudaki farkındalığın artırılması gerekmektedir. Bu şekilde, hem talebi azaltmak mümkün olabilir hem de daha güçlü bir toplumsal çabayla devletin değişim yapması için baskı oluşturulabilir.

Toplumun da bu konuyla ilgili bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Toplumumuzda, bu konu ile ilgili ciddi bir bilgi eksikliği vardır. Bilgi eksikliği ise akabinde toplumsal duyarsızlığı getirmektedir. Bu konu ile ilgili olarak, bilinçlendirme ve bilgilendirme çalışmalarına ağırlık verilmesi ve kamuoyunda farkındalığın ve duyarlılığın arttırılması gerekmektedir. Sorun kamuya tanıtılırken, hem suç hem de insani boyutuna dikkat çekilmelidir. Bu bağlamda, yetkililere, basına ve sivil toplum örgütlerine büyük rol düşmektedir.[34]

Bilinç eksikliği, insan ticaretinin artarak devam eden bir problem olmasında önemli bir faktörü oluşturmaktadır. Örneğin, gece kulüplerinde cinsel istismar amaçlı çalıştırılan kadınlar “hayat kadını” olarak görülmekte ve içinde bulundukları durum “fuhuş” olarak nitelendirilmektedir. Toplumun insan ticaretinin ne olduğu, mağdurların durumları ve yaşadıkları ihlaller gibi konularda bilinçlendirilmesi ve bu konudaki farkındalığın artırılması gerekmektedir. Bu şekilde, hem talebi azaltmak mümkün olabilir hem de daha güçlü bir toplumsal hareketlenmeyle devlet üzerinde baskı oluşturulabilir. Bu yanlış algılamaya bir örnek olarak gazetelerde “Fuhuş” adı altında çıkan haber ve köşe yazıları gösterilebilir. Bu haber ve köşe yazıları çoğunlukla yanlış imajlar ve yanlış bir dil üzerinden ele alınmaktadır. Gazetelerin toplum algısının oluşmasındaki etkinliği düşünüldüğünde gazeteler aracılığıyla oluşturulan ya da pekiştirilen insan ticareti ile ilgili yanlış/eksik algının değişmesinde gazetecilerin bu konudaki farkındalıklarının artırılmasının önemi ortaya çıkmaktadır. Gazetecilerin toplumsal cinsiyet ve insan hakları perspektifli çalışma gruplarına katılmaları faydalı olacaktır. “Barış gazeteciliği”[35] içeren bilgilendirme toplantılarının sayısının arttırılması gerekmektedir.

 

Talebin Azaltılması

 

Devlet uygulamalarının yanı sıra toplumun da insan ticareti ile mücadelede engelleyici etkisi vardır. İnsan ticaretinin meydana gelmesindeki itici güç taleptir. Bugün toplumumuzda gece kulüplerine yönelik var olan talep,  insan ticareti ile mücadelede en önemli engellerden birini oluşturmaktadır.

 

Uluslararası İşbirliği

 

İnsan ticaretinin küresel bir sorun olması nedeniyle, suç ile mücadelede uluslararası işbirliği çok önem taşımaktadır. Ancak, ne yazık ki mevcut çözümsüzlük ve KKTC’nin tanınmama durumu nedeniyle, bu işbirliğinin maksimum düzeyde gerçekleştirilmesi mümkün olamamaktadır. Yine de sivil toplum düzeyinde diğer ülkelerle ilişkilerin bu konuda geliştirilmesi, konuşulması yararlı olacaktır.

 


 

 

KAYNAKÇA

Adli Süreç İçindeki Mağdurlara Tutumuyla İlgili Konseyin Karar Tasarısı (15 Mart 2001), The European Union Council Framework Decision on the standing of victims in criminal proceedings, 15 Mart 2001, http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=CELEX:32001F0220:EN:HTML, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Avrupa Birliği’ne Üye Ülkeler Arasında Suçluların İadesine İlişkin Sözleşme (27 Eylül 1996),Convention on Extradition between the Member States of the European Union, 27 Eylül 1996, http://www.dipublico.com.ar/english/convention-on-extradition-between-the-member-states-of-the-european-union/, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Komisyonu’nun İnsani Boyut Konferansı Moskova Görüşmesinin Belgesi ( 3 Ekim 1991),

Document of the Conference on the Human Dimension of the CSCE, Moscow, 3 October 1991, http://www.cvce.eu/content/publication/2003/8/4/f577ddc1-6160-4a20-82a0-811b0cf3f58e/publishable_en.pdf, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Avrupa Sosyal Şartı Avrupa Konseyi Sözleşme No: 163 ( 3 Mayıs 1996), European Social Charter (revised), No: 163, 3 Mayıs 1996, http://conventions.coe.int/Treaty/en/Treaties/Html/163.htm, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

 

Bakanlar Komitesi2nin Üye Devletlere, Mağdurun Adli Kanun ve Usulü Çerçevesindeki Durumuyla İlgili Tavsiye Kararı (28 Haziran 1985),

Recommendation No.12 (85) 11 of the committee of Ministers to Member States on the position of the victim, 28 Haziran 1985, http://www.coe.int/t/dghl/standardsetting/violence/Documents/Recommendation%20%2885%29%20position%20of%20victim.pdf, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Bakanlık Konseyi Karar No.1, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (OSCE - Organization for Security & Cooperation in Europe)İnsan Ticaretiyle Mücadeleyle İlgili Çabaların Arattırılması ( 28 Kasım 2000).

Organization for Security and Co-operation in Europe,Decision No. 1, Enhancing the OSCE'S Efforts to Combat Trafficking in Human Beings,28 Kasım 2000, http://www.osce.org/mc/14105,  son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Bakanlar Komitesi’nin Üye Devletlere, Cinsel Sömürü Amaçlı İnsan Ticaretine Karşı Eylemlerle İlgili Tavsiye Kararı (19 Mayıs 2000),

Recommendation No. R (2000) 11 of the Committee of Ministers to member states on action against trafficking in human beings for the purpose of sexual exploitation , 19 Mayıs 2000, https://wcd.coe.int/ViewDoc.jsp?id=355371, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Bölgesel Eylem Planı İçin Temel İlkeler, “Güneydoğu Avrupa’da İnsan Ticaretine Karşı Mücadelede İşbirliği” Uluslararası Semineri (Atina, 29 Haziran - 1 Temmuz 2000),

The International Seminar on “Co-ordinated action against trafficking in human

beings in South Eastern Europe: towards a regional action plan”, Athens, 29 June -1 July 2000, http://www.coe.int/t/dghl/monitoring/trafficking/docs/RepProcd/EG-ATH2000-3_en.pdf, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Bütün Göçmen İşçilerin ve Onların Aile Mensuplarının Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme (18 Aralık 1990),

International Convention on the Protection of the Rights of All Migrant Workers and Members of their Families, 18 Aralik 1990,  http://www.unhcr.org/refworld/docid/3ae6b3980.html, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Cinsel Amaçlı Kadın Ticaretini Önlemek ve Mücadele Etmek için Alınması Gereken Etkili Tedbirleri İçeren Avrupa Kılavuzu Hakkında Hague Bakanlığına Ait Bildiri (26 Nisan 1997),

The Hague Ministerial declaration on European Guidelines for Effective Measures to Prevent and Combat Trafficking in Women for the Purpose of Sexual Exploitation, 26 Nisan 1997, http://legislationline.org/documents/action/popup/id/8747, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Combatting forced labour: a hand book for employers & business, international labour office,  http://www.ilo.org/sapfl/Informationresources/ILOPublications/WCMS_101171/lang--en/index.htm, son giriş tarihi 27/01/12.

Council of Europe Convention on Action against Trafficking in Human Beings and its Explanatory Report,  http://www.coe.int/T/E/human_rights/trafficking/PDF_conv_197_trafficking_e.pdf, son giriş tarihi 27/01/12.

Cyprus NewsReport “Trafficked women Threatened by Tourture in N. Cyprus”, http://www.cyprusnewsreport.com/?q=node/3960, son giriş tarihi 30/01/2012.

 

Çocuk Hakları Sözleşmesi (20 Kasım 1989),

Convention on the Rights of the Child , 20 Kasım 1989, http://www2.ohchr.org/english/law/crc.htm, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek Çocuk Satışı, Çocuk Fahişeliği ve Çocuk Pornografisi ile İlgili İhtiyari Protokol (25 Mayıs 2000)

Optional Protocol to the Convention on the Rights of the Child on the sale of children, child prostitution

and child pornography , 25 Mayıs 2000, http://www2.ohchr.org/english/law/crc-sale.htm, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi (16 Aralık 1966), International Covenant on Economic, Social and Cultural Rights,16 Aralık 1966, http://www2.ohchr.org/english/law/cescr.htm, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

En Kötü Şartlardaki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Önlemler Sözleşmesi (ILO No.105 - 17 Haziran 1996),

The Convention on the Prohibition and Immediate Action for the Elimination of the Worst Forms of Child Labour, ILO No.105, 17 Haziran 1996, http://www.ilo.org/ilolex/cgi-lex/convde.pl?C182, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Equal Remuneration Convention, 1951 (No. 100), http://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/---ed_norm/---declaration/documents/publication/wcms_decl_fs_84_en.pdf, son giriş tarihi 27/01/2012.

Göynüklü, Ceren, “KKTC'de İnsan Ticareti ve Hukuki Açıdan Değerlendirmesi,”  Gaile, 23 Mart 2008.

“Güneydoğu Avrupa’da İnsan Ticaretine Karşı Mücadelede İşbirliği” Uluslararası Seminerinin Tutanakları (Atina 29 Haziran – 1 Temmuz 2000),

The International Seminar “Co-ordinated action against trafficking in human

beings in South Eastern Europe: towards a regional action plan” , Summary of Presentations and Discussions, Athens, 29 June - 1 July 2000, http://www.coe.int/t/dghl/monitoring/trafficking/docs/Historical/EG-ATH2000-5_en.asp#P609_23481, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Güven-Lisaniler F., and S. Uğural, and L. Rodriguez Migrant, “Sex Workers and State Regulations in North Cyprus”, Women Studies International Form, 28 (1):79-91, 2005.

 

ILO Söleşme No. 29, “Cebri veya mecburi çalıştırmaya ilişkin sözleşme”, http://www.kamusen.org.tr/ShowContent.aspx?itemID=3460, son giriş tarihi 27/01/2012.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, 10 Nisan 1948, http://www.belgenet.com/arsiv/sozlesme/iheb.html, son giriş tarihi 27/01/2012.

İnsan Haklarını ve Temel Özgürlüklerini Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesi (Avrupa Sözleşmeler Seri no. 5 -  4 Kasım 1950) ve buna bağlı 13. ek protokol,

Convention for the Protection of Human Rights and Fundamental Freedoms, Council of Europe Treaty Series, No. 5, and the additional Protocol 13  concerning the abolition of the death penalty in all circumstances, http://www.echr.coe.int/NR/rdonlyres/D5CC24A7-DC13-4318-B457-5C9014916D7A/0/ENG_CONV.pdf, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

İnsan Ticaretine ve Çocukların Cinsel Amaçlı Sömürülmesine Karşı Mücadelesiyle İlgili AB Konseyinin Ortak Eylem Planı (24 Şubat 1997),

EU Council Joint Action concerning action to combat trafficking in human beings and sexual exploitation of children, 24 Şubat 1997,http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=CELEX:32002F0629:EN:HTML, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

İnsan Ticaretiyle İlgili Avrupa Parlamentosu Önergesi (16 Ocak 1996),

European Parliament resolution on trafficking in human beings,  http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=CELEX:51995IP0326:EN:HTML, son giriş tarihi 29/01/2012.

İnsan Ticaretinin ve İnsanların Fuhuş Yoluyla Sömürülmesinin Yasaklanmasına Dair Sözleşme (2 Aralık 1949), http://insanhaklarimerkezi.bilgi.edu.tr/Books/khuku/kolelik_kadin_ticareti_ve_fahiseligin_onlenmesi/kolelik_kadin_ticareti_ve_fahiseligin_onlenmesi_insan_ticare.pdf, son giriş tarihi 27/01/2012.

 

 

İnsan Ticaretiyle İlgili Uluslararası, Bölgesel ve Ulusal Seviyedeki Ana Yasal Dokümanlar ve Analitik Raporların Derlemesi (6 Haziran 2000),

Compilation of the main legal instruments and analytical reports dealing with trafficking in human beings at

international, regional and national levels, EG (2000) 2, 6 June 2000. Volume II: National texts, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

İstihdam ve Meslek Alanında Ayrımcılık Hakkında Sözleşme (ILO No. 111 - 25 Haziran 1958),Discrimination (Employment and Occupation) Convention, No. 111, 25 June 1958, http://www2.ohchr.org/english/law/employment.htm, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Tasfiye Edilmesine Dair Sözleşme (18 Aralık 1979),

The Convention on the Elimination of All Forms of Discrimination against Women (CEDAW ), 18 Aralık 1979, http://www.un.org/womenwatch/daw/cedaw/cedaw.htm, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Kadınlara Karşı Şiddetin Tasfiye Edilmesine Dair Bildiri (20 Aralık 1993),

Declaration on the Elimination of Violence against Women, 20 Aralık 1993, http://www.un.org/documents/ga/res/48/a48r104.htm, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Kadınlara Karşı Şiddetle Mücadele Eylem Planı, 1997,

Final Report of Activities of the EG-S-VL including a Plan of Action for combating violence against women, 1997,http://www.coe.int/t/dghl/standardsetting/equality/03themes/violence-against-women/EG-S-VL%2897%291_en.pdf, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

“Kadın Ticaretine Karşı Mücadelede İlave Yeni Eylemler” ile İlgili Komisyonun Avrupa Konseyi’ne Parlamentosu’na Bilgi Akışıyla İlgili Avrupa Parlamentosu Önergesi (19 Mayıs 2000),

Resolutions on the communication from the Commission to the Council and the European Parliament: "For further actions in the fight against trafficking in women", 19 Mayıs 2000, http://www.wave-network.org/images/doku/ep_resolut_trafficking_2000.pdf,son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Kıbrıs Postası (Havadis Gazetesi, Selda İçer yazısından), “Gece Kulüpleri Hastalık Saçıyor”. “http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/35/news/35602/PageName/banner.html, son giriş tarihi, 20/09/2011.

 

Kıbrıs Gazetesi, “Kuzey’de fuhuş yasal sanılıyor” 11 Haziran 2011,

http://www.kibrisgazetesi.com/popup.php/cat/2/news/118611/PageName/Ic_Haberler, last accessed 20/09/2011.

 

Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi (16 Aralık 1966), International Covenant on Civil and Political Rights , 16 Aralık 1966, http://www2.ohchr.org/english/law/ccpr.htm, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

K.K.T.C Mahkemeleri, http://www.mahkemeler.net/cgi-bin/default.aspx, son giriş tarihi, 20/09/2011.

 

Köleliğin, Köle Ticaretinin, Kölelik Benzeri Uygulamaların Kaldırılmasına Dair Ek Sözleşme (7 Eylül 1956), Supplementary Convention on the Abolition of Slavery, the Slave Trade, and Institutions and Practices http://www2.ohchr.org/english/law/slavetrade.htm, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Lisaniler, F., S.Uğural, and L.Rodriguez, “Human Rights of Migrant Women Workers in Janitorial Services and Night Clubs: A case of North Cyprus”, International Journal of Social Economics, 35 (6): 435-448, 2008.

Özdağ, Mert,  “Yaşanmış bir Hayat Hikâyesi”, Yenidüzen Pazar Eki, yazı dizisi, Kasım 2010.

Pekin Bildirisi ve Eylem Platformu (15 Ekim 1995),

Beijing Declaration and Platform for Action, 1995, http://www.unesco.org/education/information/nfsunesco/pdf/BEIJIN_E.PDF, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Pekin Platformunun Uygulanması için Daha Çok Faaliyet ve Çaba Gösterilmesine Dair Genel Meclis Önergesi (16 Kasım 1999),

Further actions and initiatives to implement the Beijing Declaration and Platform for Action, 16 Kasım 2000, http://www.un.org/womenwatch/daw/followup/ress233e.pdf, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Presidency Conclusions, Tampere European Council ,15-16 Ekim 1999, http://www.europarl.europa.eu/summits/tam_en.htm, son giriş tarihi 29/01/2012.

Prologue Cosulting “Women Trafficking in the Turkish Cypriot Community, 2006.

Protocol to Prevent, Suppress and Punish Trafficking in Persons Especially Women and Children, supplementing the United Nations Convention against Transnational Organized Crime, http://www2.ohchr.org/english/law/protocoltraffic.htm, son giriş tarihi 27/01/2012.

Sınır aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek İnsan Ticaretinin, Özellikle Kadın ve Çocuk Ticaretinin Önlenmesine, Durdurulmasına ve Cezalandırılmasina ilişkin Protokol, http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k4804.html, son giriş tarihi 27/01/2012.

Rome Statute of the International Criminal Court, 17 July 1998, http://untreaty.un.org/cod/icc/statute/romefra.htm, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne Ek Kara, Deniz ve Hava Yoluyla Göçmen Kaçakçılığına ilişkin Protokol, http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k4803.html, son giriş tarihi, 27/01/2012.

Slavery Convention (Kölelik Sözleşmesi),9 March 1927, http://www2.ohchr.org/english/law/slavery.htm, son giriş tarihi 27/01/2012.

Suçtan ve Yetki İstismarından Mağdur Olanlara Adalet Sağlanmasına Dair Temel Prensipler Bildirisi (29 Kasım 1985), Suçtan ve Yetki İstismarından Mağdur Olanlara Adalet Sağlanmasına Dair Temel Prensipler Bildirisi, 29 Kasim 1985, http://www.ihm.8m.com/i9sucyim.htm, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Şiddet Suçlarının Mağdurlarının Mağduriyetlerinin Giderilmesine Dair Avrupa Sözleşmesi, (24 Kasım 1983),European Convention on the Compensation of Victims of Violent Crimes, 24 Kasim 1983, http://conventions.coe.int/Treaty/en/Treaties/Html/116.htm, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

Skrivankova, Klara,  “Trafficking for Forced Labor Uk Country report”, Anti Slavery International, 2006, http://www.antislavery.org/includes/documents/cm_docs/2009/t/trafficking_for_forced_labour_uk_country_report.pdf, son giriş tarihi, 12/02/2012.

 

Tampere Avrupa Konseyi Başkanlık Bildirisi (15-16Ekim 1999),

 

Uluslararası Adalet Mahkemesi’nin Roma Hükmü (17 Temmuz 1998),

 

Yeniçağ, “Medyada Cinsiyetçiliğe Hayır Eylemi Yapıldı”, 7 Aralık 2010, http://www.yenicag.com.cy/yenicag/2010/12/%E2%80%9Cmedyada-cinsiyetcilige-hayir%E2%80%9D-eylemi-yapildi/, son giriş tarihi 20/09/2011.

Zorla Çalıştırmanın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (ILO No. 105 - 25 Haziran 1959),

Abolition of Forced Labour Convention ,ILO No. 105, 25 Haziran 1959, http://www.ilocarib.org.tt/projects/cariblex/conventions_11.shtml, son giriş tarihi 29/01/2012.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Trafficking in Persons for the Purpose of Sexual Exploitation in North Cyprus

Section I

I. Definition and Scope of Trafficking in Persons

II. Why should Trafficking in Persons be examined in North Cyprus?

III. Trafficking in Persons in International Law

A. The Palermo Protocol

B. The Council of Europe Convention on Action against Trafficking in Human Beings

C. Legal Instruments on Forced Labour Ban

D. Practices that Fall Under Forced Labour

Section II

I. Trafficking in Persons in North Cyprus

II. Legal Status of the Fight Against Trafficking in Persons in North Cyprus

A. Legal Status of the Fight Against Trafficking in Persons

III. Government Practices and Approaches

A. Assessment of the Legislation on Nightclubs and Similar Entertainment Venues

B. Working Method for the Establishment, Duties and Authority of the Commission on Nightclubs and Similar Entertainment Venues

A. Applications Recommended by Provisions that are Not Victim-Centred

Section III

IV. Recommendations

A. Recommendations Regarding the Legal Framework

B. Recommendations Regarding the Application of Provisions

C. Prevention of Trafficking in Persons

Trafficking in Persons for the Purpose of Exploitation in North Cyprus

Section I

I. The Definition and Scope of Trafficking in Persons

    ‘Trafficking in persons’ refers to “the recruitment, transportation, transfer, harbouring or receipt of persons, by means of the threat or use of force or other forms of coercion, of abduction, of fraud, of deception, of the abuse of power or of a position of vulnerability or of the giving or receiving of payments or benefits to achieve the consent of a person having control over another person, for the purpose of exploitation.”[36] The difference between trafficking in persons and smuggling of migrants is not always readily understood by the society and the press, which, in turn, renders trafficking in persons somewhat meaningless. While trafficking in persons includes abduction and constraint with the purpose of exploitation, smuggling of migrants is the unlawful cross-border transport of persons from the country they are in, into another country (of which the persons are not nationals or permanent residents) as a result of their desire, or need, to live a better life, to find a job or because of the political, economic and social inconsistencies in the country they are from.[37] Use of force is not involved in the smuggling of migrants when people are being illegally transported from one country to the other; with trafficking in persons, on the other hand, people are subjected to unlawful and inhumane treatments such as sexual exploitation, organ smuggling, slavery and child trafficking, and their will is corrupted by means of deception, using force or similar methods.

            In migrant smuggling, the relationship between the migrants and the smugglers can be characterized as a contractual agreement that terminates as soon as the cross-border transport of the migrants is completed. Unlike trafficking in persons, exploitation is not typically involved in smuggling of migrants, however, it is possible for migrants to face adversity at the destination location which potentially gives the opportunity to human traffickers to step in. The most fundamental difference between trafficking in persons and smuggling of migrants is the fact that while smuggling of migrants is only a crime against the state and order, trafficking in persons is a crime against humanity and an issue pertaining to human rights.

The purpose of trafficking in persons is ‘exploitation’, which has multiple facades, such as ‘forced or compulsory labour’. Definition of exploitation within the context of trafficking in persons entails, at a minimum, the exploitation of the prostitution of others, or other forms of sexual exploitation, forced labour or services, removal of organs, captivity, slavery and practices similar to slavery.

Forced or Compulsory Labour is defined as work or service exacted from any person under the threat of any penalty for which the said person has not offered herself voluntarily and where the freedom to quit does not exist.[38]

International legal instruments, which not only hold state parties accountable but also promote international cooperation, focus on preventing trafficking in human beings, punishing traffickers and protecting victims in order to combat trafficking in persons. In addition to the specific legal instruments addressing trafficking in persons, there exist numerous other international documents that prohibit other human rights violations that constitute trafficking in persons, which is not only a criminal act but also a combination of various human rights violations.

The international instruments taken as criteria in this assessment are: The Palermo Protocol and the Council of Europe Convention on Action against Trafficking in Human Beings. Domestic law regulations have also been taken into consideration, provided that they also promote international cooperation on action against trafficking in human beings. [39] 

 

II. Why should Trafficking in Persons be examined in North Cyprus?

As previously mentioned, the mix up of the terms ‘trafficking in persons’ and ‘migrant smuggling’ poses an obstacle in bringing important issues to light in the North part of Cyprus. When used synonymously, the trafficking incidents in the ‘nightclubs’ in TRNC are ignored in expense of emphasizing ‘prostitution’. Upon analysing the nightclubs and the current situation in TRNC, it can be observed that even though ‘prostitution’ gets wider attention from the public, trafficking in persons does exist in ‘nightclubs’ considering the slavery-like working conditions at the ‘nightclubs’, and the fact that some women are brought here unaware of what is expected of them.

 This report mostly focuses on the sexual exploitation aspect of human trafficking as it constitutes an important issue in the north part of Cyprus, considering there are approximately forty two nightclubs in such a small region. ‘Consent’ is a crucial concept within this framework as sexual exploitation of these women is often misinterpreted as their ‘choice’ in the society, which stems from the incorrect understanding of the term ‘trafficking in persons’ by the society as well as the authorities.

Furthermore, defining forced labour and examining ratified international documents against forced labour are important in order to gain a deeper understanding of the sexual exploitation issue in the north. The existing research on the matter suggests that passports of the women who work at nightclubs are confiscated by the police upon their arrival with the pretense that this is a measure taken to protect women from exploitation by their bosses. Nevertheless, this action is a  clear violation of human rights, and is considered as forced labour in practicality.

 

III. Human Trafficking in International Law

A. Palermo Protocols

‘Trafficking in persons’ was first defined within the terms of United Nations in Protocol to Prevent, Suppress and Punish Trafficking in Persons Especially Women and Children, supplementing the United Nations Convention against Transnational Organized Crime (also known as Palermo Protocols) which was adopted in 12-13 December 2000 at a conference in Palermo. This protocol has laid the foundations for international action on trafficking, as well as serving as an example to numerous international and domestic instruments on this matter.

The Palermo Protocol contains the first agreed, internationally binding definition (taken over into the Council of Europe convention) of the term ‘Trafficking in persons’[40] where it falls under the definition of organized crime. It is important to note that trafficking in human beings is to be distinguished from smuggling of migrants. The latter is the subject of a separate protocol to the United Nations Convention against Transnational Organized Crime (Protocol Against the Smuggling of Migrants by Land, Sea and Air, Supplementing the United Nations Convention Against Transnational Crime). Presence of clear definitions for these acts in the internationally recognized documents prevents the confusion surrounding their meanings.

 

The Council of Europe Convention and the U.S. Trafficking Victims Protection Act also use the definition of ‘trafficking in persons’ given in the Palermo Protocol:

"Trafficking in persons" shall mean the recruitment, transportation, transfer, harbouring or receipt of persons, by means of the threat or use of force or other forms of coercion, of abduction, of fraud, of deception, of the abuse of power or of a position of vulnerability or of the giving or receiving of payments or benefits to achieve the consent of a person having control over another person, for the purpose of exploitation. Exploitation shall include, at a minimum, the exploitation of the prostitution of others or other forms of sexual exploitation, forced labour or services, slavery or practices similar to slavery, servitude or the removal of organs.

 

In light of this definition, for there to be trafficking in human beings, constituents from each of the categories (means, purpose, action) outlined below must be present together.

 

Means:

- threat or use of force or other forms of coercion,

- abduction,

- fraud,

- deception,

- abuse of power

- abuse of a position of vulnerability

- or of the giving or receiving of payments or benefits to achieve the consent of a person having control over another person          

 

Purpose:

E.       Exploitation:

a.the exploitation of the prostitution of others or other forms of sexual exploitation   

b.forced labour

c.servitude

d.captivity or practices similar to captivity,

e.slavery or practices similar to slavery,

f.removal of organs

g. 

‘Consent of a victim’ to the intended exploitation is often used to normalize trafficking in persons, however the initial consent of a victim becomes irrelevant where any of the means listed above have been used. Trafficking in persons, slavery and similar practices known as ‘modern slavery’ are crimes against humanity, and not to individuals per se. They are prohibited as jus cogens, i.e. universally accepted standards of international law, and no exceptions are made domestically or depending on consent of the victim.

Furthermore, it is hard to distinguish where one’s free will ends under such  circumstances: while some might know what to expect, others are clueless when it comes to trafficking in persons; as such, a person might simply seek to get employed, this does not imply consent to exploitation.

 

Action:

- recruitment,

- transportation,

- transfer,

- harbouring,

- or receipt of persons

            Unlike the Palermo Protocol in which trafficking in persons is defined as a transnational organized crime, the Council of Europe Convention on Action against Trafficking in Human Beings applies to all forms of trafficking in all human beings -women, men and children, whether national or transnational, whether or not connected with organized crime. [41]

The European Union has declared 18 October as the Anti-trafficking day in 2007 with the purpose of raising awareness globally and combatting trafficking in persons with effective global action. Trafficking in persons has been an issue that many international and domestic documents and instruments have addressed. In addition to the aforementioned regulations, there has been  significant effort to tackle this problem.

The UN Protocol regarding trafficking in persons (i.e. Palermo Protocol), the most fundamental international legal instrument available, has been ratified in many countries including Turkey and the Republic of Cyprus. The states which are party to the protocol have integrated the provisions included into their domestic legal frameworks. Turkey has ratified the Protocol in 2003 and subsequently added a clause to the Turkish Criminal Code through which actions within the scope of trafficking in persons have been criminalized. Furthermore, in order to make a reference to the clauses in the aforementioned protocol, trafficking in persons have been mentioned in the Annan Plan, the UN plan that was brought to referendum in 2004 to settle the Cyprus Problem.[42]

B. Council of Europe Convention on Action against Trafficking in Human Beings

The convention was first opened for signatures on 16-17 May 2005 in Warsaw during the Third Summit of Heads of State and Government of the Council of Europe, and was ratified on 1 February 2008. The convention, which was also available to non-member states of European Council, emphasizes the fact that trafficking in persons is also a human rights violation and that it should entail all forms of trafficking in human beings -whether national or transnational, whether or not connected with organized crime-, as well as labour exploitation that is likely to come with trafficking; it also states that the legal framework with regard to the protection of victims and witnesses needs to be completed.

The Convention aims to improve on the Palermo Protocol; it not only contains the legal measures that need to be taken in order to prevent trafficking in persons, but also regulates other relevant initiatives, as well as including clauses that need to be added to the Criminal Code.

The first article of the convention outlines its purposes:

Article 1 – Purposes of the Convention

 1 The purposes of this Convention are: 

  a. To prevent and combat trafficking in human beings, while guaranteeing gender equality;

  b. to protect the human rights of the victims of trafficking, design a comprehensive

framework for the protection and assistance of victims and witnesses, while

guaranteeing gender equality, as well as to ensure effective investigation and

prosecution;

  c. to promote international cooperation on action against trafficking in human beings.

 

The European Council Convention takes the Palermo Protocol as a starting point while also considering other international and domestic instruments, aims to strengthen the protection  provided, and uphold the standards set forth by those documents.[43] Contributions the Convention is making to the existing international instruments are:

 

D.                 acknowledging trafficking in persons as a violation of human rights;

E. focusing on providing help and protecting the human rights of victims;

F. a wider scope of definition and application

         - all forms of trafficking in human beings: whether national or transnational, whether        or not connected with organized crime.

IV.   all trafficking victims: The implementation of the provisions of this Convention by Parties, in particular the enjoyment of measures to protect and promote the rights of victims, shall be secured without discrimination on any ground such as sex, age or other status

• creating a more comprehensive legal framework by including binding measures for protecting and promoting the rights of victims and witnesses;

• implementing an effective and independent monitoring mechanism: Previous experiences have suggested that in cases where such independent monitoring mechanisms have been implemented (for example torture and minorities), these mechanisms are highly respected in the member states and their work is recognized;

G.                 A Council of Europe Convention benefits from the limited and monotonous content of the Council of Europe, thus including more specific clauses and improving on the minimum standards adopted on other international documents.

 

The Convention first states that it is implemented on all trafficking in human beings, so  the convention shall all forms of trafficking in human beings, guaranteeing gender and age equality, whether or not connected with organized crime. 

  The United Nations Convention Against Transnational Organized Crime has a wider scope than the Palermo Protocol and as stated in Article 39, it “shall not affect the rights and obligations derived from the provisions of the Protocol to prevent, suppress and punish trafficking in persons, especially women and children, supplementing the United Nations Convention Against Transnational Organized Crime, and is intended to enhance the protection afforded by it and develop the standards contained therein.” In Palermo Protocol 1(2) the provisions of the Convention shall apply, mutatis mutandis, to this Protocol unless otherwise provided herein.

According to Article 3(1) of the UN Convention, this convention is applied when transnational trafficking connected to organized crime is in question. Therefore, article 2 shall be applied to all forms of trafficking in human beings: whether national or transnational, whether or not connected with organized crime. Regarding transnational trafficking, the convention applies to people who have unlawfully entered or are illegally present at the destination country. In some cases the victims are brought to a country illegally, in other cases, however, they are legally brought in as tourists, prospective spouses, artists, house workers, au-pair girls or asylum seekers. The Convention applies in both cases, except for some specific clauses (Articles 13 and 14) which only apply to victims who are present in a country illegally. [44]

The Convention sets up a special monitoring mechanism, the Group of Experts on Action against Trafficking in Human Beings (GRETA), in order to ensure effective implementation of its provisions by the Parties. This is a crucial element of the Convention’s added value that the GRETA is a means of ensuring Parties’ compliance with the Convention and is a guarantee of the Convention’s long-term effectiveness. [45]

Many components of trafficking are independently in violation of human rights, and according to the definitions provided above, when they involve any of the means and purposes, they are considered as trafficking in persons. Such violations the victims are subject to have all been prohibited by international documents.[46]

C. Legal Instruments on Forced Labour Ban

Forced Labour Convention has been adopted by the International Labour Office on 10 June 1930. It includes the definition of forced labour, as well as providing obligations for State Parties to the convention with measures to be taken in order to prevent forced labour. The article in which forced labour is defined and when it is prohibited is as follows:

Article 2

D.  For the purposes of this Convention the term forced or compulsory labour shall mean all work or service which is exacted from any person under the menace of any penalty and for which the said person has not offered himself voluntarily.

European Convention on Human Rights[47]

Forced Labour is prohibited by the ECHR. The relevant article is as follows:

 

ARTICLE 4

-              No one shall be held in slavery or servitude.

-              No one shall be required to perform forced or compulsory labour.

The United Nations Covenant on Civil and Political Rights

The relevant article is as follows:

ARTICLE 8

-No one shall be held in slavery; slavery and the slave-trade in all their forms shall be prohibited.

-No one shall be held in servitude.

oNo one shall be required to perform forced or compulsory labour;

 

D. Practices that Fall Under Forced Labour

                          The Organization for Security and Co-operation in Europe

Forced Labour can take many forms; even though the means are usually thought to involve physical punishment or constraint or threat, other means could also be used. [48] Consent of victims are rendered irrelevant by various practices within the scope of forced labour. The practices that identify forced labour are as follows:

• Use or threat of physical or sexual violence to prevent workers from complaining,

• Threatening to kill or physical abduction or kidnapping,

• Threat of harming the family or close associates of victim,

• Deception or false promises about types and terms of work,

• Exclusion from community and social life physically or through electronic communication,

• Removal of rights or privileges, confinement,

• Threat of monitoring one’s behaviour and communications,

• Retention of identity documents or other valuable personal possessions,

• Monitoring communication with others,

• Punishing by use of violence or financial penalties in case of complaints,

• Keeping in unsanitary and unsafe/extremely crowded conditions and deprivation of/limiting access to food and water,

• Debt Bondage -charging inflated prices (for transportation to the country, daily commute or rent) and deducting this amount from their wages, worker being indebted to his/her boss constantly,

• Withholding and non-payment of wages, or low wages,

• Cuts from wages,

• Arbitrary financial penalties (in the event of illness or unsatisfactory work),

• Not legalizing the working status of the workers, or intentionally leaving them to fall out of legal status,

• Preventing workers from learning the language used in the country they work in, isolating them from communications with native people,

• Unsafe and unhealthy working conditions,

• Excessive work hours,

• limiting or denying access to medical help,

• Misleading or not informing workers about their legal working status,

• Preventing local authorities (police, medical workers etc.) from reporting the maltreatments and violations,

H.                 Transferring (or threat of) to worse conditions,

 

Section II

IV.   Trafficking in Persons in North Cyprus

North Cyprus is one of the destinations of women trafficked from East and Central Asia for the purpose of exploitation. Taking into consideration that women trafficking is a reality, the biggest shortcoming of the legal framework in North Cyprus is that there are no laws/provisions that define and prosecute trafficking in persons. The first step that needs to be taken in order to solve this problem is to have trafficking in persons defined and criminalized by law. Thus, acknowledging and identifying the cases of trafficking in persons will be possible, and the criminal offenders can be punished.

            Results of research done in this area have been published as reports besides being having been covered by journalists. The research done by The Center for Migration, Identity and Rights Studies and Mediterranean Institute of Gender Studies (MIGS) which is active in the Republic of Cyprus titled " Demand towards Women Trafficking Victims "[49] has shown that the belief that prostitution is legal in the North Cyprus is very prevalent while, in fact, it is illegal.[50] The current situation in North Cyprus is trafficking in persons, rather than prostitution, since the passports of women who are brought here and employed in the sex industry are confiscated by the government. This issue has been covered by journalists,[51] however, majority of these news stories covered in the media encourages the public rather than deterring them because of the photographs, the language used and generally the way it was covered.[52] 

            The victims are forced to work at ‘nightclubs’ where they are subject to various human rights violations, which makes it clear that the essence of the issue here is trafficking in persons rather than prostitution. Victims are indebted to their bosses for the expenses until their arrival in TRNC, which puts them into the situation of forced labour by debt bondage. They are under  extreme surveillance by their bosses, as well as being subject to violence and maltreatments. They are forced to live under inhumane conditions without the chance of leaving to go back to their countries. They are stripped off their basic human rights and freedom. This will be further discussed in the following subsection.

 

II. Legal Status of the Fight Against Trafficking in Persons in North Cyprus

 The international and domestic documents mentioned previously contain three obligations regarding trafficking in persons: prevention, investigation, and protection. It is clear that the legal system in north of Cyprus has serious shortcomings when it comes to the steps that need to be taken to prevent trafficking in persons in light of the documents mentioned.

Firstly, there is no law pertaining to combatting trafficking in persons that would lay the foundations for other measures; trafficking in persons is not defined as a criminal act; there is no legal mechanism regarding the protection of victims or for combatting trafficking in persons.

As evident in the government’s actions and approaches, there is no political will for combatting trafficking in persons. Furthermore, existing legal and administrative policies and practices lay the groundwork for even more violations rather than protecting the victims. Taking into consideration the fact that it is not possible for the victims to escape, they are treated like criminals even when they do manage to escape. Thus, existing practices leave the victims even more vulnerable and prone to exploitation.

 

 

C.     Legal Status of the Fight Against Trafficking in Persons

            As there is no law pertaining to Trafficking in persons in North Cyprus, as well as no definition of the term in the legal context, it is neither possible to detect and identify cases officially, nor it is possible to identify and acknowledge the victims as ‘victims’. Thus, traffickers cannot be prosecuted, and victims cannot be protected.

            There exists a draft law which defines trafficking in persons, recommends punishment for traffickers and includes clauses regarding victim protection. Even though this law was drafted, the necessary steps for its ratification were never taken. The reason for this is the lack of will to prevent trafficking in persons. Even though trafficking in persons is certainly not new in North Cyprus, its acknowledgement is. What is emphasized more at this point is trafficking in persons with the purpose of sexual exploitation, whereas trafficking in persons with the purpose of forced labour is completely dismissed.

            The lack of information about identification of forced labour and protection of victims will possibly interfere with the implementation of the law even though it gets ratified. Because of the shortcomings in the legal system, it is not possible to provide protection for the trafficking victims. Moreover, the government organs have not reached the level of consciousness on this matter either.

            It is useful at this point to discuss the conventions adopted by TRNC and what is included in the constitution regarding this topic. ECHR has become part of the domestic law and is binding. Another convention ratified and is binding in TRNC is the United Nations Covenant on Civil and Political Rights which prohibits forced labour.

            In addition to the two aforementioned international conventions, TRNC constitution prohibits forced labour; According to Clause 3 of Article 49 under the title of Right and Duty of Labor: Nobody can be forced to work. The mentioned article is as follows:

Article 49- Right and Duty of Labor

1. Working is every citizen’s right and duty.

2. The government, in order for workers to live a humane life and for the working life to develop consistently, protects its workers with social, economical and financial preventions, supports working and takes measures to prevent unemployment.

3. Nobody can be forced to work.  Forced labor is forbidden. But the work that the convicted are employed to do, for their rehabilitation during their conviction, isn’t considered forced labor. 

4. In the fields where the country’s requirements make it essential, the physical or mental work’s types and conditions as a qualification of citizenship duty, is regulated by law according to democratic principles.

 

Being Forced To Work Illegally

Article 254: Any person, who forces any other person to work against their will, has committed a light felony and can be sentenced up to a year in prison.

As evident above, even though Article 254 considers forced labour unlawful, it has no deterrent effect; yet, it is still significant to have such articles regarding this issue within the scope of the legal framework in TRNC. Nevertheless, the lack of law pertaining to trafficking in persons in North Cyprus is evident in the fact that trafficking in persons with the purpose of sexual exploitation happens in the entertainment venues called ‘nightclubs’ in which the activities are regulated by law. Therefore, to gain a better understanding of whether this provision addresses the trafficking and forced labour issues, it is significant to examine whether it assumes a link between ‘nightclubs’ and prostitution. In the following section, this provision will be discussed within the human trafficking and human rights violations context.

 

       III. Government Practices and Approaches

The lack of political will to fight trafficking in persons is pronounced in the way government has approached the situation, and the practices it has developed that proved ineffective in preventing trafficking. There are many reasons for the lack of political will in TRNC: TRNC is not internationally recognized and therefore lies outside of the international law and mechanisms. The lack of international pressure and responsibility put on the government results in arbitrary practices pertaining to human trafficking and human rights violations.

Violations of rights, mostly caused by the gaps in law and/or the implementations make people more vulnerable, thus cause more human rights violations with the help of the government.

It is necessary to discuss government practices from two aspects. Firstly, an assessment of the situation/position on combatting trafficking in persons is necessary. in addition, since the state legally handles the entry and employment of the victims, it is important to examine the implementation of said law in practice. Often the victims are pushed into even more vulnerable positions because of the rights violations stemming from the clauses in the law (or lack thereof).

 

On the other hand, the demand to nightclubs where prostitution takes place is very high. This issue is not only important for social assessments, but also for the tax these venues pay to the government: the nightclubs are seen as an important economical industry/revenue source because of the high taxes they pay to the government. The law focuses on public health, preservation of public order as well as regulating the tax as can be seen from the Legislation on Nightclubs and Similar Entertainment Venues which regulates how nightclubs work.

 

 

 

A. Assessment of the Legislation on Nightclubs and Similar Entertainment Venues

Nightclubs have legal status, such that, their establishment and working principles are being regulated by the Legislation on Nightclubs and Similar Entertainment Venues. The aim of this legislation is to ensure that the clubs are maintaining the standards of health and sanitation while determining the essential qualifications and conditions for their establishment and management, as well as overseeing them.[53] The legislation, in accordance with Sale of Intoxicating Liquors Law, encompasses nightclubs, pubs and hotels with revue groups that sell alcoholic beverages.[54]

            In this vein, Legislation on Nightclubs and Similar Entertainment Venues shall be examined, [55]  however, it is useful to note that this law does not pertain to trafficking in persons, therefore does not contain any provisions regarding victim-protection, -it only regulates the structure, activities of nightclubs and determines rules to be followed.

 

Definitions within the Law

Bar-Maid: Woman who serves alcohol.

Entertainment Venue: Nightclubs and pubs, and any part of a hotel where a revue group is working.

Nightclub: Any place, other than hotels, that organizes musical entertainment programs, serves alcohol and employs hostesses.

Hostess (Consomatrice): A woman who dines with a customer at a nightclub, and earns money for her place of employment.

Pub: A place that has a license to serve retail alcohol, and serves nuts and similar foods to the public, accompanying the alcohol.

Hotel: Carries the same meaning as in the Hotels Law.

Revue: A dance and music act, performed by a group.

Revue artist: A member of a group performing a dance and music act.

As seen from the definitions, the women shall be employed as escorts which will be discussed extensively below, in order to understand the concept of prostitution as well as the government’s approach. The existence of prostitution is evident in the research results which will be mentioned below. According to the Criminal Code, prostitution is prohibited and it is foreseen that the women will be employed as escorts. Even though prostitution is de facto acknowledged by the government, there is no inspection in order to detect the cases; when inspections are carried out, a fact known to everyone is ignored.

The Legislation on Nightclubs and Similar Entertainment Venues includes the permits that need to be acquired and some conditions that need to be met. The conditions mentioned are as follows:[56]

255.                          Being structurally suitable to be run as a nightclub or similar entertainment venue;

256.                          Being at a suitable location considering the negative effects it can have on a residential district;

257.                          Being equipped with sufficient lighting, air conditioning, sound isolation and venting systems, sufficient toilets and fire extinguisher, and being in accordance with cleaning and health requirements structurally and having the necessary equipments;

258.                          Taking measures to prevent the inside of the building which will be a nightclub or a similar entertainment venue to be seen from the outside.

259.                           The building and its surroundings having the necessary equipments not to cause any kind of pollution that is predicted in the Environmental law, and;

260.                            The name, adverts or similar images of the building in question not being misleading, morally disturbing to the public or aesthetically displeasing.

As can be seen from the clauses above, the legislation does not contain a clause regarding victim protection but offers precautionary measures to protect public order and morals; thus the public order and morals are protected, not the women who were ‘otherized.’

B.    The Formation of the Commission on Nightclubs and Similar Entertainment Venues, Its Duties, Authorities and Working Method

The Formation of the Commission

8. (1) The “Nightclubs and Similar Entertainment Venues Commission” which operates under the Ministry, and is referred to as “The Commission” in this legislation, is formed.

(2) The Commission is made up of the following people:

            (A) Ministry Undersecretary Assigned to Internal Affairs (President);

            (B) The District Governor or a representative (Member);

            (C) Director of Immigration Department or a representative (Member);

            (Ç) General Police Directorate, Director of Immigration or a representative (Member);

            (D) Director of the Department of Basic Health Services or a representative (Member);

            (E) Director of the Department of Labour or a representative (Member);

            (F) The District Municipal Manager or Administrative Supervisor (Member).

(3) Persons that represent above mentioned bodies should belong to administrative services cadre as well as being appointed by the Ministry or the highest rank they serve under

 

Duties of the Commission

9. The duties of the Commission are as follows:

            (1) The acceptance of requests, observation, evaluation and granting permission to the nightclubs and similar entertainment venues which fulfil the requirements foreseen in this law;

            (2) The supervision of the nightclubs as foreseen in the above article (1);

            (3) The classification of nightclubs.

 

The Principles and Methods of Employing Hostesses

The employment of hostesses has been subjected to the following rules:

(1)  Nightclubs that will employ hostesses will have to get permission from the Commission.

(2)  Hostesses cannot be employed at pubs.

(3) The number of hostesses that a nightclub can employ will be determined by the commission, with consideration of the capacity of the nightclub and the facilities it offers to its workers and customers. However, this number cannot be higher than twelve.

(4) If the Commission finds the venue appropriate to employ hostesses after necessary observations and evaluations, it will give a document stating the number of hostesses it can employ along with the permit, to the owner and/or manager of the nightclub.

 

(5) In order for hostesses to enter the Turkish Republic of Northern Cyprus, the owner and/or manager of the nightclub needs to apply to the Department of Immigration with the documents from the Commission for an entry and work permit, regardless of the rules of Employment Permits for Aliens Law. The Department of Immigration will evaluate and investigate the applications according to the Aliens and Immigration Law, and if there is no obstacle for the hostess to enter the country, they will create two copies of the Entry and Work Permit, one for the applicant and another for the Immigration Unit of the General Police Directorate. The applicants will be notified about their rejected applications, with the reason for rejection.

(6) In order for the hostesses to work at a nightclub, the nightclub owner and/or manager shall take them to the relevant unit of the state hospital to receive a health report showing that the hostess is not suffering from any contagious illnesses which may threaten public health, and then take this report and the rest of the documents required by the Employment Permits for Aliens Law and applies to the Ministry of Labour and Social Security. The ministry will provide them with a working permit for each hostess, which will be valid to a maximum of 6 months.

The passports of hostesses, who have received employment certificates, will be kept by the Immigration Unit of the General Police Directorate during their stay. The hostesses who do not have a positive health report will be deported in accordance to the Aliens and Immigration Law.

(7) The health reports of hostesses brought to the country with special permits shall be provided immediately and an application shall be filed for working permits. If an application for a work permit has not been submitted within five business days after their arrival, the hostesses will be deported. The permissions of the nightclub owner and/or manager to bring hostesses will be cancelled, and they will not be able to regain permission for 3 months.

(8) The housing and employment of the hostesses brought to the Turkish Republic of Northern Cyprus, in compliance with the rules of the law, are the responsibility of the owner and/or manager of the nightclub in question. The hostesses will work according to the timetable created by the nightclub owner and/or manager, in compliance with the labour law, and they have to be present at the nightclub during work hours. A copy of the hostesses’ working hours will be delivered to the Commission.                                                                                        The places of residence of the hostesses, which will be provided by the nightclub owners and/or managers, have to be in separate vicinity of the location of the nightclub.

-         Hostesses cannot be employed at, or transferred to any other venue other than the nightclub that is on their certificate of employment.

 (10) The rules of the service contract of the Labour Law is applied to the employment of hostesses.

(11)For every hostess that will we brought to the country, in accordance with the rules of this law, the owner and/or manager of the nightclub is required to pay 10% of the minimum wage monthly to the Department of Immigration.

 

The Duration of Residency in the Country for Hostesses

The rulings regarding the duration of the hostesses’ stay in the country are as follows:

1)  The hostesses who enter the TRNC can stay for a maximum of six months. The ones who exit need to stay abroad for at least two months to be able to get a new pre-permit.

(2) If a hostess’ employment is terminated, without a legitimate reason, within 6 months of receiving a working permit, the employer can not apply for a pre-permit for a new hostess for three months.

(3) The hostess who is brought to the country and has a working permit, has the right to one-sidedly terminate the service agreement, prior to the projected time allowed for them to stay in the country is over, and can leave the country. In this situation, the owner and/or manager of the nightclub may be allowed to bring a new hostess, disregarding the rule stated in the clause (2) stated above.

 

Health Inspections of Hostesses

17 (1) Hostesses need to have regular check-ups done at the state hospital. Hostesses who are found to be suffering from contagious diseases that threaten public health as well as the ones, whose checks are not carried out on time, have their employment permits revoked and are deported. The nightclub owners and/or managers of those hostesses are not granted permissions to bring others ‘in lieu’ of the ones deported for the above-mentioned reasons.

 

(2)Hostesses who are detected to suffer from a disease which may interfere with their labour, other than the diseases mentioned in clause (1) above, cannot be made to work within the time foreseen in the health report. Those who are detected to be working are deported and the nightclub owners and/or managers are not granted permissions to bring others ‘in lieu’ of the ones deported.

 

(3) The rules about the application of this article will be organized by a charter that will be created by the ministry and approved by the cabinet and will be published in the official newspaper.

 

C. Applications Recommended by Provisions that are Not Victim-Centred

While the government recognizes de facto prostitution, and develops practices and approaches accordingly, it perpetually ignores trafficking in persons. That being the case, government’s actions regarding the matter are centred on public order and public health.

            These practices that are not victim-centred, implemented by various governmental organs usually violate individuals’ human rights.

Exploitation

As defined within the context of trafficking in persons, exploitation entails, at a minimum, the exploitation of the prostitution of others, or other forms of sexual exploitation, forced labour or services, removal of organs, captivity, slavery and practices similar to slavery. In the north of Cyprus, sexual exploitation takes the form of prostitution.

Even though the Legislation on Nightclubs and Similar Entertainment Venues asserts that the women who work at such premises are employed as ‘escorts’, it is a well-known fact among the public that said women are employed as and/or are forced to work as prostitutes. Even the images of women placed on the signs advertising nightclubs on the sides of the roads point to this fact. When looked at the stories on newspapers and research done on this subject, as well as the conversations among the society, it is a prevalent opinion that a considerable majority of men go to nightclubs. [57]

Furthermore, the fact that minor boys or young adult males go to nightclubs due to peer pressure is a topic that is ‘silently’ talked about among the society. The fact that minor boys fall into certain patterns of ‘masculine’ behaviour as they are assumed to be proof of ‘manhood’, and its impact on the society need to be analysed further.

Even though it is known among the society that prostitution is done at a large scale and that many men go to nightclubs for this reason, ‘prostitution’ is in fact defined as a crime under the Criminal Code. The provisions in the TRNC Criminal Code concerning prostitution are as follows:

 

157. Procuration

   Any person who-

(a) procures a girl or woman who is under the age of twenty-one years to have unlawful carnal connection with any other person or persons, either in TRNC or elsewhere; or

(b) procures a woman or girl to be a common prostitute, either in TRNC or elsewhere; or

(c) procures a woman or girl to leave TRNC with intent that she may become an inmate of a brothel elsewhere, or

(d) procures a woman or girl with the intent that she may for the purposes of prostitution become an inmate of a brothel in TRNC or elsewhere,

Is guilty of misdemeanor:

Provided that no person shall be convicted of any offense under this section upon the evidence of one witness only unless such witness be corroborated in some material by evidence implicating the accused.

 

164. Person living on earnings of prostitution or persistently soliciting

(1) Every person who –

(a) knowingly lives wholly or in part on the earnings of prostitution; or

(b) in any public place persistently solicits or importunes for immoral purposes,

is guilty of misdemeanor.

(2) If it is made to appear to a Magistrate by information on oath that there is reason to suspect that any house or any part of a house is used by a woman for purposes of prostitution, and that any person residing in or frequenting the  house is living wholly or in part on the earnings of the prostitute, the Magistrate may issue a warrant authorizing any peace officer to enter and search the house and to arrest that person.

D.     Where a person is proved to live with or to be habitually in the company of a prostitute or is proved to have exercised control, direction or influence over the movements of a prostitute in such a manner as to show that he or she is aiding, abetting or compelling her prostitution with any other person, or generally, he or she shall satisfy the Court to the contrary, be deemed to be knowingly livings on the earnings of prostitution.

v   Woman aiding, etc., for gain prostitution of another woman

v   Every woman who is proved to have, for the purpose of gain, exercised control, direction or influence over the movements of a prostitute in such a manner as to show that she is aiding, abetting or compelling her prostitution with any person, or generally, is guilty of misdemeanor.

 

162. Detention with intent or in brothel

Any person who detains any woman against her will –

(a) in or upon any premises with intent that she may be unlawfully and carnally known by any man, whether any particular man or generally; or

(b) in any brothel,

is guilty of a misdemeanor and is liable to imprisonment for a term not exceeding two years

 

Another important issue about prostitution is the fact that inspections are not properly carried out to determine the violations. Since there is no body of law pertaining to trafficking in persons in TRNC, there is no way to obtain any official data on the subject. With proper inspections as stated in the laws however, it would be possible to detect prostitution and thus the violations of law. According to the above-mentioned law, the women who work at the nightclubs are taken to the State Hospital to take the STD tests. While this practice is significant for public health, it also indicates that the government practically recognizes prostitution. However, since this recognition is not official, it does not provide grounds for legal sanctions concerning forced labour, trafficking in persons for the purpose of exploitation and protecting women. On the contrary, many victims whose human rights were violated become guilty of misdemeanour before the government as prostitution is illegal.

            Another important aspect of this issue is the fact that while the women are charged with prostitution and for partially or fully living on earnings of prostitution are tried and convicted, no legal proceedings can be taken against the people who are purchase the sexual service, hence they cannot be punished.

In the fight against prostitution, deterring people from the demand side of provision of sexual services by punishing them is critical. Furthermore, in modern societies where prostitution is considered a form of discrimination against women, there is a tendency to punish those who are on the demand side of provision of sexual services and the intermediary persons rather than the women who prostitute themselves. Thus, criminalizing the purchase of sexual services and its intermediation as well as punishing with jail sentence and fine while prohibiting prostitution is a rational method to follow. Therefore, a potential change in legislation should target the intermediaries and the ‘customers’ regardless of their gender.

In addition, it should be taken into consideration that prostitution feeds into ‘trafficking in persons’ and that it benefits from ‘forced prostitution’. Therefore, it is important to prevent trafficking in persons with the purpose of sexual exploitation that takes place in the nightclubs, as well as punishing people who purchase sexual services at such premises, and providing protection for the women employed there. Norway and Sweden have legal regulations regarding this matter, which will be discussed further in the section titled ‘Recommendations’.

The women who are victims of trafficking in persons are referred to as ‘prostitutes’, the nightclubs as ‘brothels’ or in a more crude manner ‘whorehouse’ , ‘call house’ and the situation these women are in simply as ‘prostitution’ and thus ignoring their violated human rights. However, the concept of prostitution in question here, even when there is consent of the victim, amounts to only one purpose and therefore to an aspect of trafficking in persons, which is sexual exploitation. It is only during the limited interviews with said women that the facts about how they are being forced to work under unlawful conditions, and that they are not allowed to leave their workplaces are revealed.

            Describing the women who work at nightclubs in TRNC as ‘prostitutes’ is a major mistake. Prostitution, in other words working in the sex industry, is the trading of money and/or property, for sex between two consenting adults who have the ability to make decisions concerning their bodily integrity. While acknowledgement of prostitution as a valid profession is an argument in itself, it is not related to trafficking in persons as when the current situation is examined, it is clear that the victims are in ‘slave’ status rather than ‘prostitute’.  Considering the fact that one cannot be considered to be a consenting sex worker when despair is used against them, they are brought to the place they are with deceit and are working under force and abuse, it is important to place an emphasis on these terms and analysing the situation in TRNC accordingly.

 

Taking Advantage of One’s Vulnerability

            ‘Taking advantage of one’s vulnerability’ describes the situation where one is being exploited, because they have no real or acceptable alternatives to put up with the abuse. The vulnerability could be caused by physical, psychological, emotional, familial, social or economical reasons. For example, the situation could involve the victim’s administrative status, economic dependency and health issues or illegality. In short, the situation can be any form of distress that forces a person to accept exploitation.

            Most of the women who are forced to work at nightclubs are women who left their native countries because of economical difficulties, and moved to TRNC for better working conditions and earning more money. Instead, they found themselves in a situation where they had their passports taken away from them as soon as they arrived, do not have permission to go out of the premises, and are forced to do routine things, such as shopping, in groups. Therefore, bosses ‘taking advantage of vulnerability’ is a dangerous reality we have in hand.

 

Trickery and Deceit

            Trickery and Deceit is mostly used by human traffickers, convincing people that other opportunities are waiting for them, rather than exploitation. [58] When the victims are deceived about their pay and working conditions most of the time, sometimes they are deceived about the reason they are brought to the country as well as their jobs. [59]

 

Forced Labour

            There is evidence that victims are also being forced to work. The forced labour applications include debt exploitation, threatening and the current conditions in which they are held.[60]

 

Debt Bondage

            One of the means of forced labour is ‘debt bondage’. People are subject to heavy debts, and are forced to do work that they do not want, and basically do everything that is asked of them.

            Debt bondage, that is to say, the status or condition arising from a pledge by a debtor of his personal services or of those of a person under his control as security for a debt, if the value of those services as reasonably assessed is not applied towards the liquidation of the debt or the length and nature of those services are not respectively limited and defined.[61]

 

            In the current situation in North Cyprus, the victims are being indebted to their employers for their travel expenses to the country, their working permits, boarding and sometimes the commission that the employers pay to the intermediaries.[62] Most of the time the victims are indebted by signing debt bonds by use of force. Therefore, victims who cannot afford to pay their debts are made to work under extreme working conditions. The victims who are already in weak economical conditions, cannot pay back their debts and are forced to work to cover it.

The debts are based on many reasons. The employers justify the debts with the following reasons:

1- The traveling expenses,

2- The costs for the working permits, and the preliminary permit,

3- Commission paid to the intermediaries,

4- Providing boarding and/or basic needs.

Debt Bondage can occur in the following ways:

1- The value of the provided services not applied towards the liquidation of the debt,

2- Signing of a debt bond.

 

Threatening

            Another way of forced labour people are being subjected to is threatening.[63] It is hard to determine the ways in which the women who are being sexually exploited in TRNC are threatened. Being a sensitive topic, it is difficult to reach the victims, and the people who are making these women work are not willing to provide information. It is important for the researchers who are interested in this field should to collect data concerning this.

 

Section III

I. Recommendations

As discussed above, the government needs to take legal, administrative and judicial measures to prevent trafficking in persons. At this point, there are serious shortcomings of the legal framework in North Cyprus pertaining to trafficking in persons and protection of trafficking victims; yet, the government is reluctant to take the effective steps to remedy the limitations of the current system.

Trafficking in persons is a serious crime as well as an issue addressed carefully by the international law community. In this light, dismissing this issue makes the government an accomplice in this crime.

 

Recommendations on Legislation

            Shortcomings of the legislation and articles that cause violation constitute the biggest obstacle in preventing trafficking in persons as the gaps in legislation do not allow for prosecution of the traffickers and protection of victims. Therefore, appropriate measures need to be taken to remedy these gaps, which is possible through making new laws and making revisions on the existing ones.

Law against Trafficking in Persons

            The first and foremost action that needs to be taken immediately for combatting trafficking in persons is defining ‘trafficking in persons’ and making necessary revisions to the legislation to allow prosecution of traffickers in light of current international standards.

 

Defining ‘Trafficking in Persons’ as a Crime

            The first thing that needs to be done in the scope of the law that will be made, is the definition and consideration of trafficking in persons as a crime. The key point here is that the components of trafficking in persons need to be pointed out in great detail for the cases to be determined and distinguished from other crimes. Looking from the criminal law perspective, the recruitment of women, children or other people, their transportation, harbouring and receipt constitute the financial component of the offense. Trafficking in persons is a crime that has connected motivations. In other words, for there to be trafficking in persons, the acts mentioned above need to be done by means of threat or use of force or other forms of coercion, of abduction, of fraud, of deception, the abuse of power or of a position of vulnerability or of the giving or receiving of payments or benefits to achieve the consent of a person having control over another person. Hence, trafficking in persons can only be committed intentionally. The perpetrator needs to have a special intent. And for special intent to be present, the perpetrator needs to commit the crimes listed above with the objectives such as the exploitation of the prostitution of others or other forms of sexual exploitation, forced labour and service, captivity and similar applications, slavery or organ thievery. ‘Trafficking in persons’ needs to be defined comprehensively so that it can be distinguished from other crimes, and be counted as a crime.[64]

                       

                        The Trial and Conviction of Human Traffickers

            In addition to the distinction of trafficking in persons from other crimes, the criminals should be subject to heavy sentences that are of deterring quality. The definition of trafficking in persons plays an important part in the determination of the crime, and the punishment of it plays a deterrent role. At this moment, however, there are some points that make the trial more difficult. Testimonies of victims are needed in order to trial the traffickers since the testimonies play a big part in the trial process. The maltreatments and threats the victims are being subject to, however, make it difficult almost impossible for them to testify against their captors. For this reason, when making legal arrangements, certain precautions need to be taken to preclude this situation. For example, in the event that victims testify, safety programs, and protection and boarding facilities should be readily available. In addition to this, the necessary precautions should be taken to ensure that the crime will be investigated effectively. In this context, capacities of the relevant establishments and institutions should be increased, and the people who are in direct contact with the crime and the victims, police and legal personnel should be trained. The training about the crime and its extensions will be paramount in the determination of the crime and the collection of crucial data.[65]

 

v  Recommendations Regarding Implementation

While establishing punitive laws regarding trafficking in persons is a concrete first step, yet it is neither enough, nor the sole condition. In addition to the legal necessities, measures regarding the implementation of the regulations need to be taken as the current legal shortcomings affect the implementation as well. There exist methods to minimize the victimizations stemming from the legal shortcomings in implementation:

 

                        Identification and Protection of Victims

In addition to the legal regulations, identification and protection of victims should be provided as well as taking appropriate measures to save them from their existing conditions. Victim-centred approach should be embraced when victim identification and protection is in question.

 

                                                           Identification of Victims

Effective practices need to be implemented to prevent trafficking in persons and identifying the victims. Hence, the following steps need to be taken:

I.  Hotlines need to be established which can be accessed by the victims, and victims need to be informed about these hotlines.

J.  There should be information centres where victims can consult.

K.The people who are in contact with victims, or immigrant workers who are at risk of being victims, should be trained to recognize any situation that might indicate to human trafficking or forced labour. [66] The immigration office, police force, department of labour and social services should be included in the groups that will be educated and trained. There should be a two dimensional education program about trafficking in persons with the intent of forced labour. The current lack of knowledge is one of the most important problems with the determination and prevention of the crime. Therefore, educating the law enforcers about the extent and size of trafficking in persons with the intent of forced labour, the circumstances of victims and their rights, the means of forced labour, the identification of the crime, the protection of the victims and techniques of approach is crucial.

L. There need to be effective inspections of nightclubs. This situation takes on a more important role given the victims’ living conditions and the adversity they face trying to get out of such places and get help. Victims and immigrant workers at risk of becoming victims should be reached with these inspections ran by trained inspectors. With these inspections, the various industries human trafficking is involved in and the victim’s nationalities and their various legal statues should be considered.[67]

 

 

            Protection of Trafficking Victims

Legal and administrative steps should be taken to protect the victims of human trafficking. The protection should be both before and after the victimization. It is very important that whether the victim is a woman, child or a man, their special needs need to be kept in mind.

In addition to the legal rearrangements, there need to be some precautions to protect the victims and save them from their current situations, and also victim protection programs need to be organized. The victims should be legally supported, encouraged to voluntarily return to their native countries, communicated with the help of translators to ensure effective communication and to help their adjustment to the environment. The major cause of human trafficking is the difficult financial conditions in the victims’ native countries. For this reason, the presentation of employment, educational and training opportunities to the victims will play an important part in the fight against trafficking in persons and the liberation of victims from their current conditions. In addition to all of this, a shelter needs to be built to protect, rehabilitate, and provide medical, psychological and material assistance, and boarding to the victims. Yet, all these precautions are secondary to the main and most important step in preventing trafficking in persons, which is the making legal rearrangements where definitions exist and criminalizing is possible.

            Trafficking victims should be examined within the context of ‘victimology’ in order to identify the victims and their status in the most accurate way possible, effectively preventing the crime and understanding the effects of the crime on the victims. Victims should be analysed psychologically, socially and legally within the aforementioned context, and all the necessary conditions should be identified for devictimisation.

 

Protection After the Crime

Immigrant workers, who are classified as victims of trafficking in persons, need to be provided with certain rights and protection measures.

M.               In order to achieve effective communication and adaptation to their environment, translators of their native languages should be available.

N.                 Legal support should be provided, and explained to them in their native languages.

O.                 Medical and psychological assistance should be provided, and a shelter needs to be built to provide safe and appropriate housing. On this note, temporary residency permit should be given until rehabilitation is complete.

P.Their safety, from criminals and people accused of the crimes, should be secured.

Q.                 Their contact with their families and their native country’s embassy should be provided.

R.When the victims are taken to court, in each phase, actions should be taken in the frame of the following points:

                        * Information on relevant court and administrative proceedings in their native                 language;

                        *The safety of the victims who testify in court, and the safety of their                    families/close friends, should be secured, and their locations should be kept well hidden, and no information should be revealed;

                         *The identities of the victims should be kept confidential.

S. Their voluntary and safe return to their countries and families should be provided.

T. Especially with women and children, their special needs, such as education, boarding and maintenance, should be taken care of.

Protecting Potential Victims Before Crime and Preventing Victimization

Immigrant workers constitute the risky groups in terms of trafficking in persons with the purpose of forced labour, thus effective measures should be taken to protect them. This is important in terms of protecting victims before crime and prevent victimization. In this light, the women who enter the country should immediately be informed about their rights in a language they can fully understand. Preparing pamphlets including their migrant worker rights and particularly illegal practices would be of great importance.

 

v  Preventing Trafficking in Persons

Along with the specific steps which need to be taken to allow for the prosecution and punishment of human traffickers as well as protection of victims, necessary measures need to be taken to prevent trafficking in persons. Effective policies for prevention need to be developed, and within the framework of these policies, an action plan as well as a plan for raising awareness need to be prepared besides working on discouraging the demand.

 

Action Plan for Combatting Trafficking in Persons

In order to prevent trafficking in persons, an extensive action plan needs to be developed which shall include eliminating demand, informing the society about trafficking in persons, raising awareness and effective supervision. In this regard, multidisciplinary i.e. collaboration of various occupation groups and social fields, becomes important.[68]

At this point, particularly the Swedish and Norwegian Laws could serve as a model. In Norway, according to the bill passed on 1 November 2008, prostitution has been prohibited and buying sexual services in exchange of money has been criminalized since 1 January 2009. As a result, those who are on the demand side of provision of sexual services can be sentenced to severe monetary penalties or jail time up to 6 months. In a case where the person from whom the sexual services are purchased is a minor, i.e. child prostitution, the jail sentence may be up to 3 years. With this law, the target is the clients, rather than the women working as ‘prostitutes’. This way, women are provided with free education and the ones who are addicted to alcohol or drugs are provided with free treatment opportunity. The reason for making this law was to prevent sex tourism and prostitution on streets.

In Sweden, prostitution has been prohibited with a law ratified 1999 (prostitution has been made legal in 1907). In 2005 this matter was added to the Penal Code: Buying or attempting to buy sexual services in exchange of money is punishable with monetary penalty or jail sentence up to six years. According to the law, purchasing sexual services is a crime, rather than providing such services. In addition, the age of the person who buys or sells such services is irrelevant, as well as gender. This law has prevented the prostitution on streets largely, yet the crime has manifested itself in other forms. According to research done on the issue, it has been proven that provision of sexual services is now done online.

 

Raising Awareness

Another important obstacle in preventing trafficking in persons in North Cyprus is the lack of awareness on this topic. This issue has always been talked about in the context of prostitution and never been handled in press or publicly as trafficking in persons; the victims are considered as ‘others’ and are constantly neglected. Lack of awareness is an important factor when such cases are considered. The society needs to be informed about what trafficking is and circumstances victims are in. Consequently, this awareness will potentially lower the demand and lead to the formation of a collective will in order to apply pressure on the government to make the necessary changes.

The lack of information and awareness on this issue leads to communal insensitivity, thus there needs to be extended focus on awareness-raising campaigns and actions to strengthen public opinion and sensitivity on the issue. As the society gets acquainted with the crime, attention should be drawn to not only its crime aspect, but also its human dimension. In this regard, authorities, media and civil society organizations have important responsibilities.[69]

The lack of awareness in the society is a contributing factor to this issue in becoming a more prevalent problem. The society needs to be informed on what trafficking in persons is and the status of the trafficking victims and the violations they had been subjected to. The mix-up of the names and concepts of trafficking and prostitution is evident in the news stories and columns in the newspapers; these stories are usually handled by using the wrong images and the wrong language. When the effect of newspapers in shaping public opinion is taken into account, the importance of the change it would make if the journalists were more aware of the context becomes apparent. It would be useful if the journalists attended workshops focusing on gender awareness and human rights, as well as increasing the number of information meetings on ‘peace journalism’[70].

                                    Lowering the Demand

The pressing factor for trafficking in persons is demand, therefore the society also has preventive effects besides the government practices/implementations. The high demand to nightclubs in North Cyprus is certainly one of the biggest obstacles in combatting trafficking in persons.

 

International Collaboration/Cooperation

Granted trafficking in persons is a global problem, international collaboration for combatting this crime is very important. However, unfortunately the current status quo and TRNC not being recognized do not allow for maximum collaboration on this matter. Yet, it is still significant to improve the relationships and be in conversation with other countries about this problem on the civil society level.

 

 

 

 

 

 

BIBLIOGRAPHY

The European Union Council Framework Decision on the standing of victims in criminal proceedings, 15 March 2001, http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=CELEX:32001F0220:EN:HTML, last accessed on 29/01/2012.

 

Convention on Extradition between the Member States of the European Union, 27 September l 1996, http://www.dipublico.com.ar/english/convention-on-extradition-between-the-member-states-of-the-european-union/, last accessed on 29/01/2012.

 

Document of the Conference on the Human Dimension of the CSCE, Moscow, 3 October 1991, http://www.cvce.eu/content/publication/2003/8/4/f577ddc1-6160-4a20-82a0-811b0cf3f58e/publishable_en.pdf, last accessed on 29/01/2012.

 

European Social Charter (revised), No: 163, 3 May 1996, http://conventions.coe.int/Treaty/en/Treaties/Html/163.htm, last accessed on 29/01/2012.

 

Recommendation No.12 (85) 11 of the committee of Ministers to Member States on the position of the victim, 28 June 1985, http://www.coe.int/t/dghl/standardsetting/violence/Documents/Recommendation%20%2885%29%20position%20of%20victim.pdf, last accessed on 29/01/2012.

 

Organization for Security and Co-operation in Europe, Decision No. 1, Enhancing the OSCE'S Efforts to Combat Trafficking in Human Beings, 28 November 2000, http://www.osce.org/mc/14105,  last accessed on 29/01/2012.

 

Recommendation No. R (2000) 11 of the Committee of Ministers to member states on action against trafficking in human beings for the purpose of sexual exploitation , 19 May 2000, https://wcd.coe.int/ViewDoc.jsp?id=355371, last accessed on 29/01/2012.

 

The International Seminar on “Co-ordinated action against trafficking in human

beings in South Eastern Europe: towards a regional action plan”, Athens, 29 June -1 July 2000, http://www.coe.int/t/dghl/monitoring/trafficking/docs/RepProcd/EG-ATH2000-3_en.pdf, last accessed on 29/01/2012.

 

International Convention on the Protection of the Rights of All Migrant Workers and Members of their Families, 18 December 1990,  http://www.unhcr.org/refworld/docid/3ae6b3980.html, last accessed on 29/01/2012.

 

THE Hague Ministerial declaration on European Guidelines for Effective Measures to Prevent and Combat Trafficking in Women for the Purpose of Sexual Exploitation, 26 April 1997, http://legislationline.org/documents/action/popup/id/8747, last accessed on 29/01/2012.

 

Combatting forced labour: a hand book for emoloyers & business, international labour office,  http://www.ilo.org/sapfl/Informationresources/ILOPublications/WCMS_101171/lang--en/index.htm, last accessed on 27/01/12.

Council of Europe Convention on Action against Trafficking in Human Beings and its Explanatory Report,  http://www.coe.int/T/E/human_rights/trafficking/PDF_conv_197_trafficking_e.pdf, last accessed on 27/01/12.

Cyprus NewsReport “Trafficked women Threatened by Tourture in N. Cyprus”, http://www.cyprusnewsreport.com/?q=node/3960, last accessed on 30/01/2012.

 

Convention on the Rights of the Child , 20 November 1989, http://www2.ohchr.org/english/law/crc.htm, last accessed on 29/01/2012.

 

Optional Protocol to the Convention on the Rights of the Child on the sale of children, child prostitution and child pornography , 25 May 2000, http://www2.ohchr.org/english/law/crc-sale.htm, last accessed on 29/01/2012.

 

International Covenant on Economic, Social and Cultural Rights, 16 December 1966, http://www2.ohchr.org/english/law/cescr.htm, last accessed on 29/01/2012.

 

The Convention on the the Prohibition and Immediate Action for the Elimination of the Worst Forms of Child Labour, ILO No.105, 17 June 1996, http://www.ilo.org/ilolex/cgi-lex/convde.pl?C182, last accessed on 29/01/2012.

 

Equal Remuneration Convention, 1951 (No. 100), http://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/---ed_norm/---declaration/documents/publication/wcms_decl_fs_84_en.pdf, last accessed on 27/01/2012.

Göynüklü, Ceren, “KKTC'de İnsan Ticareti ve Hukuki Açıdan Değerlendirmesi,”  Gaile, 23 March 2008.

 

The International Seminar “Co-ordinated action against trafficking in human

beings in South Eastern Europe: towards a regional action plan” , Summary of Presentations and Discussions, Athens, 29 June - 1 July 2000, http://www.coe.int/t/dghl/monitoring/trafficking/docs/Historical/EG-ATH2000-5_en.asp#P609_23481, last accessed on 29/01/2012.

 

Güven-Lisaniler F., and S. Uğural, and L. Rodriguez Migrant, “Sex Workers and State Regulations in North Cyprus”, Women Studies International Form, 28 (1):79-91, 2005.

 

ILO Convention No. 29, “Convention concerning Forced or Compulsory Labour”, http://www.kamusen.org.tr/ShowContent.aspx?itemID=3460, last accessed on 27/01/2012.

Universal Declaration of Human Rights, 10 April 1948, http://www.belgenet.com/arsiv/sozlesme/iheb.html, last accessed on 27/01/2012.

Convention for the Protection of Human Rights and Fundamental Freedoms, Council of Europe Treaty Series, No. 5, and the additional Protocol 13  concerning the abolition of the death penalty in all circumstances, http://www.echr.coe.int/NR/rdonlyres/D5CC24A7-DC13-4318-B457-5C9014916D7A/0/ENG_CONV.pdf, last accessed on 29/01/2012.

 

EU Council Joint Action concerning action to combat trafficking in human beings and sexual exploitation of children, 24 February 1997,http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=CELEX:32002F0629:EN:HTML, last accessed on 29/01/2012.

 

European Parliament resolution on trafficking in human beings,  http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=CELEX:51995IP0326:EN:HTML, (16 Ocak 1996), last accessed on 29/01/2012.

The Convention for the Suppression of the Traffic in Persons and of the Exploitation of the Prostitution of Others, of 2 December 1949, http://insanhaklarimerkezi.bilgi.edu.tr/Books/khuku/kolelik_kadin_ticareti_ve_fahiseligin_onlenmesi/kolelik_kadin_ticareti_ve_fahiseligin_onlenmesi_insan_ticare.pdf, last accessed on 27/01/2012.

 

Compilation of the main legal instruments and analytical reports dealing with trafficking in human beings at international, regional and national levels, EG (2000) 2, 6 June 2000. Volume II: National texts, last accessed on 29/01/2012.

 

Discrimination (Employment and Occupation) Convention, No. 111, 25 June 1958, http://www2.ohchr.org/english/law/employment.htm, last accessed on 29/01/2012.

 

The Convention on the Elimination of All Forms of Discrimination against Women (CEDAW ), 18 December 1979, http://www.un.org/womenwatch/daw/cedaw/cedaw.htm, last accessed on 29/01/2012.

 

Declaration on the Elimination of Violence against Women, 20 December 1993, http://www.un.org/documents/ga/res/48/a48r104.htm, last accessed on 29/01/2012.

 

Final Report of Activities of the EG-S-VL including a Plan of Action for combating violence against women, 1997,http://www.coe.int/t/dghl/standardsetting/equality/03themes/violence-against-women/EG-S-VL%2897%291_en.pdf, last accessed on 29/01/2012.

 

Resolutions on the communication from the Commission to the Council and the European Parliament: "For further actions in the fight against trafficking in women", 19 May 2000, http://www.wave-network.org/images/doku/ep_resolut_trafficking_2000.pdf,last accessed on 29/01/2012.

 

Kıbrıs Postası (Havadis Gazetesi, article by Selda İçer), “Gece Kulüpleri Hastalık Saçıyor”. “http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/35/news/35602/PageName/banner.html, last accessed on, 20/09/2011.

 

Kıbrıs Gazetesi, “Kuzey’de fuhuş yasal sanılıyor” 11 June 2011,

http://www.kibrisgazetesi.com/popup.php/cat/2/news/118611/PageName/Ic_Haberler, last accessed 20/09/2011.

 

International Covenant on Civil and Political Rights , 16 December 1966, http://www2.ohchr.org/english/law/ccpr.htm, last accessed on 29/01/2012.

 

K.K.T.C Mahkemeleri, http://www.mahkemeler.net/cgi-bin/default.aspx, last accessed on, 20/09/2011.

 

Supplementary Convention on the Abolition of Slavery, the Slave Trade, and Institutions and Practices, (7 September 1956), http://www2.ohchr.org/english/law/slavetrade.htm, last accessed on 29/01/2012.

 

Lisaniler, F., S.Uğural, and L.Rodriguez, “Human Rights of Migrant Women Workers in Janitorial Services and Nightclubs: A case of North Cyprus”, International Journal of Social Economics, 35 (6): 435-448, 2008.

Özdağ, Mert,  “Yaşamış bir Hayat Hikâyesi”, Yenidüzen Pazar Eki, article series, Kasım 2010.

 

Beijing Declaration and Platform for Action, 1995, http://www.unesco.org/education/information/nfsunesco/pdf/BEIJIN_E.PDF, last accessed on 29/01/2012.

 

Further actions and initiatives to implement the Beijing Declaration and Platform for Action, 16 November 2000, http://www.un.org/womenwatch/daw/followup/ress233e.pdf, last accessed on 29/01/2012.

 

Presidency Conclusions, Tampere European Council ,15-16 October 1999, http://www.europarl.europa.eu/summits/tam_en.htm, last accessed on 29/01/2012.

Prologue Cosulting “Women Trafficking in the Turkish Cypriot Community, 2006.

Protocol to Prevent, Suppress and Punish Trafficking in Persons Especially Women and Children, supplementing the United Nations Convention against Transnational Organized Crime, http://www2.ohchr.org/english/law/protocoltraffic.htm, last accessed on 27/01/2012.

 

Rome Statute of the International Criminal Court, 17 July 1998, http://untreaty.un.org/cod/icc/statute/romefra.htm, last accessed on 29/01/2012.

 

Protocol against the Smuggling of Migrants by Land, Sea and Air, supplementing the United Nations Convention against Transnational Organized Crime, http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k4803.html, last accessed on, 27/01/2012.

Slavery Convention, 9 March 1927, http://www2.ohchr.org/english/law/slavery.htm, last accessed on 27/01/2012.

Declaration of Basic Principles of Justice for Victims of Crime and Abuse of Power, 29 November 1985, http://www.ihm.8m.com/i9sucyim.htm, last accessed on 29/01/2012.

 

European Convention on the Compensation of Victims of Violent Crimes, 24 November 1983, http://conventions.coe.int/Treaty/en/Treaties/Html/116.htm, last accessed on 29/01/2012.

 

Skrivankova, Klara,  “Trafficking for Forced Labour Uk Country report”, Anti Slavery International, 2006, http://www.antislavery.org/includes/documents/cm_docs/2009/t/trafficking_for_forced_labour_uk_country_report.pdf, last accessed on, 12/02/2012.

 

Rome Statute of the International Criminal Court (17 July 1998)

 

Yeniçağ, “Medyada Cinsiyetçiliğe Hayır Eylemi Yapıldı”, 7 December 2010, http://www.yenicag.com.cy/yenicag/2010/12/%E2%80%9Cmedyada-cinsiyetcilige-hayir%E2%80%9D-eylemi-yapildi/, last accessed on 20/09/2011.

Abolition of Forced Labour Convention ,ILO No. 105, 25 June1959, http://www.ilocarib.org.tt/projects/cariblex/conventions_11.shtml, last accessed on 29/01/2012.

 

 

 

 

 

 

 

 


 

[1] Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne Ek İnsan Ticaretinin, Özellikle Kadın ve Çocuk Ticaretinin Önlenmesine, Durdurulmasına ve Cezalandırılmasina ilişkin Protokol, http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k4804.html, son giriş tarihi 27/01/2012.

[2] Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne Ek Kara, Deniz ve Hava Yoluyla Göçmen Kaçakçılığına ilişkin Protokol, http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k4803.html, son giriş tarihi, 27/01/2012.

[3] ILO Söleşme No. 29, “Cebri veya mecburi çalıştırmaya ilişkin sözleşme”, madde 2, http://www.kamusen.org.tr/ShowContent.aspx?itemID=3460, son giriş tarihi 27/01/2012.

[4] İnsan Ticaretine Karşı Eyleme ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi hakkında Açıklayıcı Belge,  http://www.coe.int/T/E/human_rights/trafficking/PDF_conv_197_trafficking_e.pdf, son giriş tarihi 27/01/12.

[5] Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne Ek İnsan Ticaretinin, Özellikle Kadın ve Çocuk Ticaretinin Önlenmesine, Durdurulmasına ve Cezalandırılmasina ilişkin Protokol, http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k4804.html, son giriş tarihi 27/01/2012.

[6] İnsan Ticaretine Karşı Eyleme ilişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi hakkında Açıklayıcı Belge, para 80, http://www.coe.int/T/E/human_rights/trafficking/PDF_conv_197_trafficking_e.pdf, son giriş tarihi 27/01/12.

[7] Göynüklü, Ceren, “KKTC'de İnsan Ticareti ve Hukuki Açıdan Değerlendirmesi,”  Gaile, 23 Mart 2008.

[8]  Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne Ek İnsan Ticaretinin, Özellikle Kadın ve Çocuk Ticaretinin Önlenmesine, Durdurulmasına ve Cezalandırılmasina ilişkin Protokol, http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k4804.html, son giriş tarihi 27/01/2012.

[9]  Sınır Aşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’ne Ek İnsan Ticaretinin, Özellikle Kadın ve Çocuk Ticaretinin Önlenmesine, Durdurulmasına ve Cezalandırılmasina ilişkin Protokol, http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k4804.html, son giriş tarihi 27/01/2012.

[10] Avrupa Konseyi Sözleşme, 59. Madde 1(2).

[11] İnsan ticaretiyle mücadeleye ve mağdurların korunmasına katkıda bulunan diğer belgeler arasında şunları sıralayabiliriz: Kölelik Sözleşmesi ( 9 Mart 1927), Zorla veya Zorunlu Çalışmayla İlgili Sözleşme (ILO No. 29 - 28 Haziran 1930), İnsan Hakları Evrensel Bildirisi (10 Aralık 1948), İnsan Ticaretinin ve İnsanların Fuhuş Yoluyla Sömürülmesinin Yasaklanmasına Dair Sözleşme (2 Aralık 1949), Eşit Ücret Sözleşmesi (ILO No. 100, 29 Haziran 1951), Köleliğin, Köle Ticaretinin, Kölelik Benzeri Uygulamaların Kaldırılmasına Dair Ek Sözleşme ( 7 Eylül 1956), İstihdam ve Meslek Alanında Ayrımcılık Hakkında Sözleşme (ILO No. 111 - 25 Haziran 1958), Zorla Çalıştırmanın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi (ILO No. 105 - 25 Haziran 1959), Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi (16 Aralık 1966), Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi (16 Aralık 1966), Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Tasfiye Edilmesine Dair Sözleşme (18 Aralık 1979), Çocuk Hakları Sözleşmesi (20 Kasım 1989), Bütün Göçmen İşçilerin ve Onların Aile Mensuplarının Haklarının Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme (18 Aralık 1990), En Kötü Şartlardaki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Acil Önlemler Sözleşmesi (ILO No.105 - 17 Haziran 1996), Uluslararası Adalet Mahkemesinin Roma Hükmü (17 Temmuz 1998), Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye Ek Çocuk Satışı, Çocuk Fahişeliği ve Çocuk Pornografisi ile İlgili İhtiyari Protokol (25 Mayıs 2000), Suçtan ve Yetki İstismarından Mağdur Olanlara Adalet Sağlanmasına Dair Temel Prensipler Bildirisi (29 Kasım 1985), Kadınlara Karşı Şiddetin Tasfiye Edilmesine Dair Bildiri (20 Aralık 1993), Pekin Bildirisi ve Eylem Platformu (15 Ekim 1995), Pekin Platformunun Uygulanması için Daha Çok Faaliyet ve Çaba Gösterilmesine Dair Genel Meclis Önergesi (16 Kasım 1999), İnsan Haklarını ve Temel Özgürlüklerini Korumaya Dair Avrupa Sözleşmesi (Avrupa Sözleşmeler Seri no. 5 -  4 Kasım 1950) ve buna bağlı 13. ek protokol, Şiddet Suçlarının Mağdurlarının Mağduriyetlerinin Giderilmesine Dair Avrupa Sözleşmesi, (24 Kasım 1983), Avrupa Sosyal Şartı Avrupa Konseyi Sözleşme No: 163 ( 3 Mayıs 1996), Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere, Mağdurun Adli Kanun ve Usulü Çerçevesindeki Durumuyla İlgili Tavsiye Kararı (28 Haziran 1985), Bakanlar Komitesinin Üye Devletlere, Cinsel Sömürü Amaçlı İnsan Ticaretine Karşı Eylemlerle İlgili Tavsiye Kararı (19 Mayıs 2000), Kadınlara Karşı Şiddetle Mücadele Eylem Planı, 1997, İnsan Ticaretiyle İlgili Uluslararası, Bölgesel ve Ulusal Seviyedeki Anayasal Dokümanlar ve Analitik Raporların Derlemesi (6 Haziran 2000), Bölgesel Eylem Planı İçin Temel İlkeler, “Güneydoğu Avrupa’da İnsan Ticaretine Karşı Mücadelede İşbirliği” Uluslararası Semineri (Atina, 29 Haziran - 1 Temmuz 2000), “Güneydoğu Avrupa’da İnsan Ticaretine Karşı Mücadelede İşbirliği” Uluslararası Seminerinin Tutanakları (Atina 29 Haziran – 1 Temmuz 2000), Avrupa Birliği’ne Üye Ülkeler Arasında Suçluların İadesine İlişkin Sözleşme (27 Eylül 1996), İnsan Ticaretine ve Çocukların Cinsel Amaçlı Sömürülmesine Karşı Mücadelesiyle İlgili AB Konseyinin Ortak Eylem Planı (24 Şubat 1997), Adli Süreç İçindeki Mağdurlara Tutumuyla İlgili Konseyin Karar Tasarısı (15 Mart 2001), Cinsel Sömürü ve İnsan Ticaretiyle İlgili Avrupa Parlamentosu Önergesi (14 Nisan 1989), Kadın Ticaretiyle İlgili Avrupa Parlamentosu Önergesi (16 Eylül 1993), İnsan Ticaretiyle İlgili Avrupa Parlamentosu Önergesi (16 Ocak 1996), Cinsel Amaçlı Kadın Ticaretini Önlemek ve Mücadele Etmek için Alınması Gereken Etkili Tedbirleri İçeren Avrupa Kılavuzu Hakkında Hagufe Bakanlığına Ait Bildiri (26 Nisan 1997), Tampere Avrupa Konseyi Başkanlık Bildirisi (15-16Ekim 1999), “Kadın Ticaretine Karşı Mücadelede İlave Yeni Eylemler” ile İlgili Komisyonun Avrupa Konseyi’ne Bilgi Akışıyla İlgili Avrupa Parlamentosu Önergesi (19 Mayıs 2000), Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Komisyonunun İnsani Boyut Konferansı Moskova Görüşmesinin Belgesi ( 3 Ekim 1991), Bakanlık Konseyi Karar No.1, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (OSCE - Organization for Security & Cooperation in Europe)  İnsan Ticaretiyle Mücadeleyle İlgili Çabaların Arattırılması ( 28 Kasım 2000).

[12] Bundan böyle AİHS olarak anılacaktır.

[13] Combatting forced labour: a hand book for employers & business, international labour office, sayfa 8-9/bölüm, http://www.ilo.org/sapfl/Informationresources/ILOPublications/WCMS_101171/lang--en/index.htm, son giriş tarihi 27/01/12.

[14] Daha önceki çalışmalarda da aynı olgu ortaya çıkmış, pasaportlara el konulmadığı, “koruma amaçlı alıkonduğu” iddası devlet yetkilileri tarafından öne sürülmüştür. Bu çalışmalar için bknz. Güven-Lisaniler, F., S.Uğural, and L.Rodriguez, “Human Rights of Migrant Women Workers in Janitorial Services and Night Clubs: A case of North Cyprus”, International Journal of Social Economics, 35 (6): 435-448, 2008.

 Güven-Lisaniler F., and S. Uğural, and L. Rodriguez Migrant, “Sex Workers and State Regulations in North Cyprus”, Women Studies International Form, 28 (1):79-91, 2005.

[15] Kıbrıs Gazetesi, “Kuzey’de fuhuş yasal sanılıyor” 11 Haziran 2011,

http://www.kibrisgazetesi.com/popup.php/cat/2/news/118611/PageName/Ic_Haberler, en son giriş 20 Eylül 2011.

[16] Kıbrıs Postası (Havadis Gazetesi, Selda İçer yazısından) “Gece Kulüpleri Hastalık Saçıyor”. “http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/35/news/35602/PageName/banner.html, son giriş tarihi, 20/09/2011.

[17] Bu konuyla ilgili Mert Özdağ’ın kaleme aldığı “Yaşanmış bir Hayat Hikayesi”, Yenidüzen Pazar Eki, Kasım 2010 yazı dizisi, feminist sivil toplum örgütleri tarafından tepkiyle karşılanmıştır. Haber için bknz. Yeniçağ  “Medyada Cinsiyetçiliğe Hayır Eylemi Yapıldı”, 7 Aralık 2010, http://www.yenicag.com.cy/yenicag/2010/12/%E2%80%9Cmedyada-cinsiyetcilige-hayir%E2%80%9D-eylemi-yapildi/, son giriş tarihi 20/09/2011.

[18] Madde 3- amaç.

[19] Madde 4 kapsam.

[20] Yasaya http://www.mahkemeler.net/cgi-bin/default.aspx, adresinden ulaşılabilir.

[21] Madde 6(2)

[22] Lisaniler, F., S.Uğural, and L.Rodriguez, “Human Rights of Migrant Women...”;

Güven-Lisaniler F., and S. Uğural, and L. Rodriguez Migrant, “Sex Workers and State Regulations in North Cyprus” and Prologue Cosulting “Women Trafficking in the Turkish Cypriot Community” 2006 çalışmalarının bulguları da Kıbrıs’ın kuzeyinde gece klüplerine olan talebin güçlü olduğunu göstermektedir. Örneğin, yıllar içerisinde hem gece kulüplerinin sayısı artmış hem de yeni inşa edilenler havuz vs. gibi daha sofistike şekilde kurgulanmaya başlanmıştır.

[23] Prologue Cosulting “Women Trafficking in the Turkish Cypriot Community, 2006.

[24] Göynüklü, Ceren, İsmet Lisaniler ile 2009’da Göçmen İşçilerle ilgili yapılan röportaj.

[25] Zorla Çalıştırılma, Kötü Muamele ve Borç Sömürüsü konuları için bknz. Lisaniler et.al 2005 and Prologue “Women trafficking...”

[26] UNCHR supplementery convention, UN Supplementary Convention on the Abolition of Slavery, the Slave Trade, and Institutions and PracticesSimilar to Slavery madde 1(2); http://www2.ohchr.org/english/law/slavetrade.htm

 

[27] Güven-Lisaniler ve diğerleri, 2005; Mine Yücel, 2006

[28] Mine Yücel, gazetede yayınlanan bir haberde insan ticaretinden mağdur kadınların işkence tehdidi altında olduğunu söyledi. Bknz. Cyprus NewsReport “Trafficked women Threatened by Tourture in N. Cyprus”, http://www.cyprusnewsreport.com/?q=node/3960, son giriş tarihi 30/01/2012.

[29] Gaile, sayı 1, Ceren Göynüklü, KKTC’de İnsan Ticareti ve Hukuki açıdan değerlendirilmesi

[30] Gaile, sayı 1, Ceren Göynüklü, KKTC’de İnsan Ticareti ve Hukuki açıdan değerlendirilmesi.

[31] Skrivankova, Klara,  “Trafficking for Forced Labor UK Country report”, Anti Slavery International, 2006, http://www.antislavery.org/includes/documents/cm_docs/2009/t/trafficking_for_forced_labour_uk_country_report.pdf, son giriş tarihi, 12/02/2012.

[32] Skrivankova, Klara,  “Trafficking for Forced Labor UK Country report”, Anti Slavery International, 2006, http://www.antislavery.org/includes/documents/cm_docs/2009/t/trafficking_for_forced_labour_uk_country_report.pdf, son giriş tarihi, 12/02/2012.

[33] Avrupa Konseyi açıklayıcı belge para 56.

[34] Göynüklü, Ceren, “KKTC’de İnsan Ticareti ve Hukuki …”

[35] Barış Gazeteciliği, insanlar arasında eşitliği, saygıyı, adaleti savunan bir yaklaşımdır ve cinsiyetçilik, militarizm, ırkçılık gibi ögeleri reddeder.

[36] Protocol to Prevent, Suppress and  Punish Trafficking in Persons, Especially Women and Children, supplementing the United Nations Convention against Transnational Organized Crime, http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k4804.html, last accessed on 27/01/2012.

[37] Protocol against the Smuggling of Migrants by Land, Sea and Air, supplementing the United Nations Convention against Transnational Organized Crime, http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k4803.html, last accessed on, 27/01/2012

[38] ILO Convention No. 29, “Convention concerning Forced or Compulsory Labour”, http://www.kamusen.org.tr/ShowContent.aspx?itemID=3460, last accessed on 27/01/2012.

[39] Council of Europe Convention on Action against Trafficking in Human Beings and its Explanatory Report,  http://www.coe.int/T/E/human_rights/trafficking/PDF_conv_197_trafficking_e.pdf, last accessed on 27/01/12.

[40] Protocol to Prevent, Suppress and Punish Trafficking in Persons Especially Women and Children, supplementing the United Nations Convention against Transnational Organized Crime, http://www2.ohchr.org/english/law/protocoltraffic.htm, last accessed on  27/01/2012.

[41] Council of Europe Convention on Action against Trafficking in Human Beings and its Explanatory Report, para 80, http://www.coe.int/T/E/human_rights/trafficking/PDF_conv_197_trafficking_e.pdf, last accessed on 27/01/12.

[42] Göynüklü, Ceren, “KKTC'de İnsan Ticareti ve Hukuki Açıdan Değerlendirmesi,”  Gaile, 23 Mart 2008.

[43] Protocol to Prevent, Suppress and Punish Trafficking in Persons Especially Women and Children, supplementing the United Nations Convention against Transnational Organized Crime, http://www2.ohchr.org/english/law/protocoltraffic.htm, last accessed on 27/01/2012.

[44] Protocol to Prevent, Suppress and Punish Trafficking in Persons, Especially Women and Children, Supplementing the United Nations Convention Against Transnational Organized Crime

[45] Council of Europe Convention

[46] The international documents contributing to the combat against trafficking in persons and protecting the victims: Slavery Convention (9 March 1927), ILO Convention No. 29, Convention concerning Forced or Compulsory Labour (28 June 1930), Universal Declaration of Human Rights (10 December 1948), The Convention for the Suppression of the Traffic in Persons and of the Exploitation of the Prostitution of Others (2 December 1949), Equal Remuneration Convention,(ILO No. 100, 29 June 1951), Supplementary Convention on the Abolition of Slavery, the Slave Trade, and Institutions and Practices (7 September 1956), Discrimination (Employment and Occupation) Convention, No. 111, (25 June 1958), Discrimination (Employment and Occupation) Convention, No. 111, 25 June 1958), International Covenant on Civil and Political Rights (16 December 1966), International Covenant on Economic, Social and Cultural Rights (16 December 1966), The Convention on the Elimination of All Forms of Discrimination against Women (CEDAW) (18 December 1979), Convention on the Rights of the Child (20 November 1989), International Convention on the Protection of the Rights of All Migrant Workers and Members of their Families (18 December 1990), The Convention on the Prohibition and Immediate Action for the Elimination of the Worst Forms of Child Labour, ILO No.105, (17 June 1996), Rome Statute of the International Criminal Court (17 July 1998), Optional Protocol to the Convention on the Rights of the Child on the sale of children, child prostitution and child pornography, (25 May 2000), Declaration of Basic Principles of Justice for Victims of Crime and Abuse of Power (29 November 1985),Declaration on the Elimination of Violence against Women (20 December 1993), Beijing Declaration and Platform for Action (15 October1995), European Parliament, Resolution on the follow-up of the Beijing Platform for Action (16 November 1999), The European Convention on Human Rights(European Conventions Series no. 5 -  4 November 1950) and Protocol 13, European Convention on the Compensation of Victims of Violent Crimes (24 November 1983), European Social Charter (revised), No: 163, (3 May 1996), Recommendation No.12 (85) 11 of the committee of Ministers to Member States on the position of the victim (28 June 1985), Resolutions on the communication from the Commission to the Council and the European Parliament: "For further actions in the fight against trafficking in women" (19 May 2000), Action Plan to Combat Violence against Women (1997), Compilation of the main legal instruments and analytical reports dealing with trafficking in human beings on an international, regional and national levels (6 June 2000), The International Seminar on “Co-ordinated action against trafficking in human

beings in South Eastern Europe: towards a regional action plan” (Athens, 29 June -1 July 2000), Convention on Extradition between the Member States of the European Union (27 September 1996), EU Council Joint Action concerning action to combat trafficking in human beings and sexual exploitation of children (24 February 1997), The European Union Council Framework Decision  on the standing of victims in criminal proceedings, (15 March 2001), European Parliament Resolution on the Exploitation of Prostitution and the Traffic in human beings(14 April 1989), European Parliament resolution on trade in woman (16 September 1993), European Parliament resolution on trafficking in human beings (16 January 1996), The Hague Ministerial declaration on European Guidelines for Effective Measures to Prevent and Combat Trafficking in Women for the Purpose of Sexual Exploitation (26 April 1997), Presidency Conclusions, Tampere European Council (15-16 October 1999), Recommendation No. R (2000) 11 of the Committee of Ministers to member states on action against trafficking in human beings for the purpose of sexual exploitation (19 May 20000, Document of the Conference on the Human Dimension of the CSCE, Moscow,(3 October 1991), Organization for Security and Co-operation in Europe, Decision No. 1, Enhancing the OSCE'S Efforts to Combat Trafficking in Human Beings (28 November 2000).

[47] Henceforth will be referred to as ECHR.

[48] Combatting forced labour: a hand book for employers & business, international labour office, pages 8-9/section, http://www.ilo.org/sapfl/Informationresources/ILOPublications/WCMS_101171/lang--en/index.htm, last accessed on 27/01/12.

[49] As also pointed out in previous research, the notion that the passports of women are not confiscated, rather “kept for protection of the women” has been brought up by the government officials For this study, see Güven-Lisaniler, F., S.Uğural, and L.Rodriguez, “Human Rights of Migrant Women Workers in Janitorial Services and Nightclubs: A case of North Cyprus”, International Journal of Social Economics, 35 (6): 435-448, 2008.

 Güven-Lisaniler F., and S. Uğural, and L. Rodriguez Migrant, “Sex Workers and State Regulations in North Cyprus”, Women Studies International Form, 28 (1):79-91, 2005.

[50] Kıbrıs Newspaper, “Kuzey’de fuhuş yasal sanılıyor” 11 July 2011,

http://www.kibrisgazetesi.com/popup.php/cat/2/news/118611/PageName/Ic_Haberler, last accessed 20 September 2011.

[51] Kıbrıs Postası (Havadis Gazetesi, from the article by Selda İçer) “Gece Kulüpleri Hastalık Saçıyor”. “http://www.kibrispostasi.com/index.php/cat/35/news/35602/PageName/banner.html, last accessed on, 20/09/2011.

[52] The article series written by Mert Özdağ about this topic “Yaşamış bir Hayat Hikayesi”, Yenidüzen Sunday suplament, November 2010, was received with unease by the feminist civil society organizations. For the article series, see. Yeniçağ  “Medyada Cinsiyetçiliğe Hayır Eylemi Yapıldı”, 7 December 2010, http://www.yenicag.com.cy/yenicag/2010/12/%E2%80%9Cmedyada-cinsiyetcilige-hayir%E2%80%9D-eylemi-yapildi/, last accessed on 20/09/2011.

[53] Article 3- purpose.

[54] Article 4 extent.

[56] Article (6) 2

[57] Lisaniler, F., S.Uğural, and L.Rodriguez, “Human Rights of Migrant Women...”;

Güven-Lisaniler F., and S. Uğural, and L. Rodriguez Migrant, “Sex Workers and State Regulations in North Cyprus” and Prologue Consulting “Women Trafficking in the Turkish Cypriot Community” 2006. Results of this research have shown that the demand for nightclubs is high in northern Cyprus. For instance, the nightclubs built in the last years have increased in number and started to be built in a more sophisticated way, such as including pools etc.

[58] Prologue Cosulting “Women Trafficking in the Turkish Cypriot Community, 2006

[59] Göynüklü, Ceren, Interview with İsmet Lisaniler in 2009 about Migrant Workers.

[60] For Forced Labour, Maltreatments and Debt Bondage, see Lisaniler et.al 2005 and Prologue “Women trafficking...”

[61] UN Supplementary Convention on the Abolition of Slavery Slave Trade and institutions and Practices similar to Slavery Article 1 (2) http://www2.ohchr.org/english/law/slavetrade.htm last accessed; 16 January 2012

[62] Güven-Lisaniler et al., 2005; Mine Yücel, 2006

[63] At a Newsreport Mine Yücel states that women are threatened by torture. See Cyprus NewsReport “Trafficked women Threatened by Torture in N. Cyprus”, http://www.cyprusnewsreport.com/?q=node/3960, last accessed on 30/01/2012.

[64] Gaile, issue 1, Ceren Göynüklü, KKTC’de İnsan Ticareti ve Hukuki açıdan değerlendirilmesi

[65] Gaile, issue 1, Ceren Göynüklü, KKTC’de İnsan Ticareti ve Hukuki açıdan değerlendirilmesi.

[66] Skrivankova, Klara,  “Trafficking for Forced Labor Uk Country report”, Anti Slavery International, 2006, http://www.antislavery.org/includes/documents/cm_docs/2009/t/trafficking_for_forced_labour_uk_country_report.pdf, last accessed on, 12/02/2012.

[67] Skrivankova, Klara,  “Trafficking for Forced Labor Uk Country report”, Anti Slavery International, 2006, http://www.antislavery.org/includes/documents/cm_docs/2009/t/trafficking_for_forced_labour_uk_country_report.pdf, last accessed on, 12/02/2012.

[68] Paragraph 56 of Council of Europe Convention on Action against Trafficking in Human Beings and its Explanatory Report, http://www.coe.int/T/E/human_rights/trafficking/PDF_conv_197_trafficking_e.pdf, last accessed on 27/01/12

[69] Göynüklü, Ceren, “KKTC’de İnsan Ticareti ve Hukuki …”

[70] Peace Journalism is an approach that promotes equality, respect and justice. It refuses the notions of sexism, militarism and racism.